neden yaşıyoruz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
neden yaşıyoruz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2010 Pazartesi

niçin yaşıyoruz - çünkü hedeflerimiz var

Niçin Yaşıyoruz
Daha önceki yazımıda kedimize sorduğumuz ? Niçin Yaşıyoruz Sorusunun Cevabını  Bu Konuda Veriyoruz. Çünkü hedeflerimiz var!


Yeni bir sabah olmus , alarma zar zor uzanip biraz dogrulmaya basladiginiz andan itibaren dusunceler simsek hiziyla beyninizde dolanmaya basladi. Isyerinde olacak olaylar , utulemeniz gereken gomleginiz , dus yapip yapmamaktaki kararsizliginiz , kahvalti edecek vaktinizin olup olmadigini sorgulamaniz , sanki butun bunlari ayni anda dusunmeye calisiyorsunuz.
Derin bir nefes alin veeeee Durun!
Dun gece hayatinizi degistirmeye karar verdiniz. Artik eskisi gibi olmayacaksiniz, ve buna son derece kararlisiniz,yasantinizin kontrolunu eline alacak ve hedefleriniz ugrunda hareket etmeye baslayacaksiniz. Degisimin elinizde oldugunu farkindasiniz. Dun gece gezdiginiz web sitelerden birisinde guzel bir soz gormustunuz ; “Degisim gerekli degildir. Hayatta kalmakta zorunlu degildir.”1 Bu sozun ironisi hosunuza gitmisti, ufak bir gulumsemeyle durdunuz dusundunuz. “Neden degisemiyorum ?”

Aslinda degisim kolaydi, zor olan aliskanlari fark etmek ve yenileriyle degistirmekti. Her yemekten sonra , her banyodan sonra , her biradan sonra , her bir toplantidan sonra yaptiginiz ve surekli olarak tekrarladiginiz seyler, sizin bir parcanizdi, tipki her sabah kalktiktan sonra yaptiklariniz gibi. Yuzunuzu nasil yikamaniz gerektigini dusunmuyorsunuz , ya da nasil dislerinizi fircalamaniz gerektigini , ya da metroya binmeden once nasil akbil yuklenmesini gerektigini. Sadece yapiyorsunuz , beyniniz o kadar hizli komut veriyorki, komut vermeden once dusunmediginizin bile farkina varmiyorsunuz. Ne kadar mukemmel bir parca…

O kadar da mukemmel degil. Iyi bir ogrenme sureci icin surekli tekrar istiyor, belli bir ara yapilmaz ise parcalarda kopukluk meydana geliyor. Uzun sure yapmaz ise unutuyor gidiyor ama cok iyi ogrenirse aradan ne kadar zaman gecerse gecsin hatirliyor , komut veriyor ve yonetebiliyor.Bu kadar cok tekrardan sonra , sizce degistirmek kolay olabilir mi ? Mesela ne kadar hizli yemek yiyorsunuz , ne kadar cok cigniyorsunuz , yemek yerken ara veriyor musunuz ? Yemek yerken bunlari dusunuyor musunuz ?Dusunmeden yaptiginiz , yaparken dusundugunuz, ya da yapmadan once dusundugunuz , dusunup de yapmamaya karar verdiginiz , yuzbinlerce sey , sizi siz yapiyor , diger insanlardan ayiriyor. Peki , bizi bize benzeten seyler neler ? Bizi ortak bir payda altinda toplayan, birlikteligi doguran , arkadasligi olusturan , sevgiyi, aski , hosgoruyu var eden..

Hayallerimiz , dusuncelerimiz , hislerimiz , sevinclerimiz , sevgimiz , uzuntulerimiz, kirginliklarimiz ve daha saymaya devam edebilecegim yuzlerce sey.

Dun gece kendimizi degistirmeye karar vermistik. Artik eskisi gibi olmayacakti. Eski bizi geri de birakip , hayata daha farkli bir bakis acisindan yaklasacaktik. Once hayattan ne istedigimizi belirtecegiz. O da bize guzelliklerini sunacak. Hedeflerimiz var,ve bunlari sip diye yazmak kolay degil. Kendi hedeflerimi olusturmam ( duzenlemem ) yaklasik 2 haftalik bir sure sonunda olustu ve belli zaman zarfinda degismekte , guncellenmekte.

Simdi yazma sirasi sizde. Yazdiginiz icin kendinize buyuk bir tesekkur edin cunku buyuk bir adim attiniz.
1.
2.
3.
4.
5.
Hedefleriniz uzerinde dusunmek , karar vermek ve yazmak sizce neden onemli ?
1: It is not necessary to change. Survival is not mandatory
- W. Edwards Deming

Yukaridaki sozun daha basarili bir cevirisini biliyorsaniz , bunu duymaktan ve yazidaki sozu degistirmekten memnuniyet duyarim.

niçin yaşıyoruz - sorusunun cevabı

Sabah erkenden kalkiyoruz , elimizi yuzumuzu yikiyoruz , banyo yapiyoruz , belki uzerine yag surdugumuz bir dilim ekmegi agzimiza attiktan sonra , giyinip suslenip ise gidiyoruz.

Niçin Yaşıyoruz


Sabah ise geldikten sonra , bir kac gazetenin web sitesine baktip, gun icinde yapilacak islerimizi degerlendirip , basliyoruz tempoya. Oglen yemegine geldigimiz de biraz oh cekme sansimiz oluyor. Sonra ise geri donuyoruz. Saatimize soyle bir goz attigimiz da , 3′e yaklasmis oldugunu , ve daha isten ayrilip eve gitmemize en azindan 3 saat daha kaldigi dikkatimizi cekiyor , ufak bir “amaann daha 3 saat var ” dedikten sonra , islere devam ediyoruz , belki de canimiz istemeye istemeye.
Aksam , eve gelmeden once alisveris yapip , ne yiyecegimizi secerken bile bir isteksizlik var icimizde. Yemegi yedikten sonra , aciyoruz televizyonu , CNBCE’deki dizilere goz gezdirip haberleri dinlediyip icimiz sikildiktan sonra , biraz daha Tv ‘de zap yapiyoruz. Basliyor uykumuz gelmeye, uzaniyoruz salondaki kanepeye , ya da yatagimiza , belki de elimizde bir kitap bizi bir yerlere goturmesini umuyoruz. Yavas yavas gozlerimiz kapaniyor , gunun yorgunluguyla. Son bir hamle ile telefonun alarmini kurup , daliyoruz uykuya.
Dit dit dittt ditttttttttttttttt , sabah olmus , ayni hikaye yeniden basliyor. Canimiz biraz sikkin kalkiyoruz yataktan , dusunmemek elde degil , ne icin yasiyoruz ? Nereye dogru gidiyoruz ?
Pazartesiyi Salidan , Saliyi carsambadan farkli kilan ne ?
Yeni bir gun olmasi!
Ferrari’sini Satan bilgede okumustum , Yildizlara, gokyuzune bakip de yasadigi hayatin farkinda olmayan , o guzelliginin tadini cikaramayan hayattan zevk alamaz, mutlu olamaz. Beni cok , hem de cok etkilemisti. Her gokyuzune baktigimda , bu sozu hatirliyorum.Kaybolmuslugun ortasinda , soldan saga sagdan sola savrulan hayatlari yasadigimiz surece , bu basit mutlulugun bile tadini cikartamiyoruz.
Okudugunuz yeni bir gun serisinin ilk yazisiydi. Son olarak sizlere bu serinin felsefesini aktarmak istiyorum.
Zamaninizin efendisi olamazsaniz , zaman sizin efendiniz olacaktir.
Ikinci yeni bir gunumuzde gorusmek uzere.