Nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2010 Çarşamba

ping fm faydalı sosyal network aracı


Günümüz de gittikçe çoğalan sosyal servislerin ve uygulamaların takibini yapmak için yine bunlara bağlı olarak servisler oluşmakta.Bunlardan bir tanesi olan Ping.fm ile hesaplarınızı basit ve özgürce tek bir noktadan takip edebilir ve bir çırpıda tüm hesaplarınızı güncelleyebilirsiniz.Zaman açısından çok değerli olan bu servis neredeyse türünün en güzel örneklerinden diyebiliriz.Sosyal ağlar üzerinde büyüyen uygulamaları andıran servis aslında başlı başına belli bir platform olma yolunda ilerliyor.Öyle ki Twitter sayfasına girmek yerine bu servis üzerinden Twitter aynı zamanda Facebook ve diğer sosyal ağlardaki hesaplarınıızı tek bir noktadan güncelleyip aynı zamanda takibini sağlayabiliyorsunuz.Yani tüm MicroBlok güncellemelerinizi tek bir noktadan yapmanız güzel aynı zamanda zamanı verimli kullanmanız açısından da vazgeçilmez durum olan bu servis diğer servisler açısından istenilse de kendi alanında vazgeçilmez gibi gözüküyor.

Servisi deneme amaçlı üye olduğumda karşıma tüm sosyal servisleri hesabıma ekleyip kullanabileceğim bir sayfa ile karşılaştım.Aşağıda gördüğünüz resimden de anlayacağınız üzere servis bir çok sosyaş ağınızdaki hesapları tek bir noktadan güncelleme imkanını basit ve özgürce sağlıyor.

Servis birçok kanal üzerinden erişim imkanı sağlıyor.Bu kanalllar e-posta,messenger,gtalk,sms olarak sıralanıp gidiyor.Servisin bu uygulaması mükemmel olarak geliştirilmiş.Servisin blog sayfasında seesmic ve ping.fm birleşmesi ile ilgili ayrıntılı bilgi verilmiş.

Servisin 100 den fazla 3.parti,masaüstü ve web uygulamaları ile kullanıcıların gözdesi olma yolunda ilerleyen servisin Türkçe arayüzü geliştirilmemiş.Son olarak ta servis ile ilgili birde tanıtım videosu buldum.

Buyrun beraber izleyelim.



kaynak

1 Mart 2010 Pazartesi

tarih dil ilişkisi

TARiH-DİL İLİŞKİSİ
Türk Dili, tarihi dillerdendir. Yaşdaşı pek çok dil tarihten silinmiştir. Türkçe, yazı dili olarak iki bin yıllıktır. Türkler, tek bölgede yaşamış, sürekli aynı yerde kalmış bir millet olmayıp, üç eski kıtada varlık göstermişler, kendi dil ve dinlerini buralara taşımışlardır.

Bu nedenle Türkçenin pek çok lehçe, şive ve ağızları oluşmuştur. Bu kollar arasındaki farklılık zamanla çok olduğu için, bazı dilbilimciler, bunları ayrı dil sayarlar.

Türkçe, anadil açısından dünyanın beşinci büyük dilidir. Eğer, Türkler yönettikleri, devlet kurdukları ülkelerde ve bölgelerde kendi dillerini öğretselerdi bugün daha büyük toplumlar Türkçe konuşuyor olurlardı. Ancak, bütün Türk Devletleri, yönettikleri kültürlere saygı göstermişlerdir.

Türk dHinde l0’dan fazla alfabe kullanılmıştır. Sık sık aifabe değiştirmek hem dilbirliğini önlemiş hem de yazılı kaynaklar bir sonraki aifabeyi kullananlarca öğnerilememiştir.

Göktürk Alfabesi, Uygur Aifabesi, Arap köklü Türk Aifabesi, Latin kökenli Türk Aifabesi, Rus Aifabesi Türklerin kullandığı alfabelerdir.

Dünyanın bir çok üniversitelerinde Türk Dili ile ilgili kürsüler vardır. Hem tarih açısından, hem dil vekültür açısından pek çok ülkeyi etkileyen Türk dili, inceleme, araştırma konusu yapılmaktadır. Türkçenin Çuvaşça, Yakutça olarak iki büyük lehçesi ve 50 kadar şi- vesi vardır. Bunlardan birkaçı şunlardır: Altay, Uygur, Karakaipak, Özbek, Kırgız, Kazak, Türkmen, Karaçay, Balkar, Azeri, Afşar, Kazan, Tatar, Başkırt, Kırım, Gagavuz, Oğuz... Yeryüzünde Türkçenin Konuşulduğu Yerler: Bugün Türkçe, nüfus ve toprak büyüklüğü dolayısıyla başta Türkiye olmak üzere, Azerbaycan (Bakü, 7,5 milyon), Rusya, Özbekistan (Taşkent 19,5 milyon), Kazakistan (Almatı, 16,5 milyon), Tacikistan (Duşanbe, 5,5 milyon), Kırgızistan (Frunze, 4,5 milyon), Türkmenistan (Aşkabat, 4 mil- yon), Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Doğu Türkistan, Çin, Iran, İrak, Suriye ve Kıbrıs gibi bir çok ülkede (bazılarında devlet dili olarak) konuşulmakta ve yazılmaktadır.

Ayrıca dünyanın bir çok tanınmış üniversitesinde Türkoloji kürsüleri kurulmuş bulunmaktadır.

Chat Roulette Nedir Nasıl Kullanılır Kullanımı

Chat Roulette, Chat Rulette
Chat Roulet Paris Hilton Benzeri

Türkiye Chat Roulette Türkçe Paylaşım sitesi Resim video paylaşımlarımız eklenmiştir.



Günümüzde Chat Roulette Sesli kameralı konuşma imkanı veren önemli bir site haline geldi chatroulette çoğumuz günlük boş vaktimizi değerlendirmek için kullanabiliriz.Can sıkıntısına birebir olan bu siteyi kullanmayı bilmeyen kullanıcılarımız olabilir.Yukarıdaki türkçe chat roulete bölümünde sesli ve kameralı sohbete başlayabilirsiniz peki chat rulet nedir chat rulette nasıl kullanılır bilmiyorsanız chat roulet nasıl kullanılır konulu videomuzu inceleyebilirsiniz.Chat rulet Türkiye sitemizde türkçe chat roulet keyfini doyasıya yaşayacaksınız.

Chat Roulette Nasıl Kullanılır?

Yukarıdaki Chat Roulette Türkçe Sohbet Chat Alanının Yüklenmesini Bekleyiniz Loading (Yükleme) Dolduktan sonra Türkçe Cet rulet bölümü aktif olacaktır.Çet rulet programı indir meden kullanabilirsiniz. çhet rulet programı yükle ndikten sonra chat rulet uygulaması aktif olacaktır.

Açılan chat roulette uygulamasında yukarıda bulunan play butonuna tıklanır.O zaman chat roulette programı sizi uyaracaktır kamera ve mikrofonunuza erişebilirmiyim diye soracaktır.

Chat Roulette Güzeller, Chat Roulette Kızları, Chat Roulette Kız Resimleri
Chat Roulette Adobe Flash Player Uyarısı (Hatası)


Uyarı İçerisinde
Adobe Flash Player Ayarları Kamera ve Mikrofon Erişimi www.chatroulette.com, kamera ve mikrofonunuza erişim istiyor.İzin ver'i tıklarsanız görüntünüz ve sesiniz kaydedilebilir. Yazmaktadır.Bu uyarıya izin ver diyerek kameramızın ve mikrofonumuzun chat roulette üzerinde görülebilmesine imkan tanımış oluyoruz.

Chat Roulette Kamera Ayarı

Şimdi Chat rulette görüntülü konuşmaya başlayabiliriz.Chat Roulette ekranı dört bölümden oluşur. 1.ci bölüm at kısımda olan you ile nitelendirilen bölüm sizin kameranızın genel ayarlarını yapabileceğiniz bölümdür örneğin 2 kamera kullanıyorsanız burada hangi kameradan görüntü almasını istediğini seçebilirsiniz.İsterseniz video(Görüntü) ve audio (ses) kısımlarındaki işaretleri kaldırarak ses ve görüntünüzün karşınızdaki kişiye gitmesini engelleyebilirsiniz.Kamreanız aktif olarak çalışır fakat karşınızdaki kullanıcı sizin sesinizi ve görüntünüzü duyamaz göremez.İşaretler işaretli olursa hem görüntünüz hemde sesiniz karşınızdakine ulaşır.

Cam Bölümünde Bizde IP Camera yazan kısında bilgisayarınızda yüklü olan kameranız listelenecektir Laptoplarda dahili kamera oldugu için otomatik çıkacaktır.

Mic Bölümü Bölgüsayarınızda Mikrofon Girişi olan her bilgisayarda bilgisayarında bulunan tanımlı ses sürücüsü bu alanda gözükür sesin çalışması için mikrofonunuzun takılı olması gerekir. Microfon ses ayarıda yukarıdaki bölümde üçkeni sağa sola çekerek yapılabilir sağa çekerseniz ses açılır sola çekerseniz ses kısılır tabi bu karşıya gidecek olan ses miktarıdır size gelen ses miktarını hoparlörlerle veyahut Windows vista windows 7 windows xp işletim sistemlerinde saatinizin orada ses simgesi ile yapabilirsiniz.

Alt Bölümde Bulunan

Auto start seçeneği eğer bir türkçe görüntülü chat roulette konuşmanız sona erdiyse otomatik yenibir chat roulette kullanıcısına sizleri yönlendirmek içindir.

Clean Chatlog Seçeneği ise yazışmalarınızın yeni bir kullanıcı ile sohbet ederken otomatik temizleme yapılarak yazışma alanı temizlenir.

Chat Sounds Seçenği aktif ise karşınızdaki size birşey yazdığında sizi sesli uyarmasını istiyorsanız bu seçeneği aktif etmelisiniz.

Chat Roulete Partner Bölümünde ise Karşımızdaki kullanıcının Kamerası var ise görüntüsünü ve mikrofona sahip ise sesini duyabilirisiniz.
Chat Roulette Partner
Video Seçeneği Partnerinizde yani karşınızdaki çet rulet kullanıcısında aktifse sizde videosunu görebiliyorsunuz demektir.Fakat videoları yani kamera görüntülerini görmek istemiyorsanız video seçeneğini iptal etmelisiniz.

Audio seçeneği karşınızdaki kulanıcıdan gelen sesleri duymak istemiyorsanız bu seçeneği iptal ediniz.

Speaker Seçeneği ses glsin ama ben ayarlarım diyenler için mevcut karşınızdaki kullanıcının konuşmalarının ses seviyesini bu seçenek ile ayarlayabilirsiniz.

Chat roulette Komik Resim

3 Bölümü chat roulette Komik Bir resimle süsleyelim Genel menülerin bulundugu bu bölüm en üst kısımdır.Yukarıda Play & Next (F9) Report Stop (F8) butonları ve ayrıca Auto Reconnect Seçeneği mevcuttur.

Play Butonu : Türkçe chat roulette sesli ve kameralı görüntülü konuşmaya başlamak için bu butonu tıklamanız gerekmektedir. Eğer chat ruolette türkiye sitemize ilk defa giriyorsanız yukarıda bulunan Adobe flash player uyarısını verecektir.bilgi için konumuz içerisindeki Adobe flash player bölümünü inceleyiniz.

Next (F9) Butonu : Play'e bastıktan sonra sesli ve görüntülü chat başlayacaktır.Eğer karşınızdaki kişi ile görüntülü konuşmanızı sonlandırmak istiyorsanız bu butonu kullanınız.Sürekli Next butonuna tıklamak yerine klavyenizde bulunan f9 fonksiyon tuşu ile farklı kişilerle sohbet edebilirsiniz.

Report Butonu : Eğer karşınızdaki kişi sizlere hakaret etti ise yada memnun kalmadığınız bir görüntüsü var ise bu buton ile site adminlerine bu kişiyi rapor edebilir ve daha iyi bir chat keyfi yaşayabilirsiniz.

Stop (F8) Butonu : Türkçe chet rulet konuşmanısı durdurmak isterseniz bu butonu kullanabilirsiniz.

Chat Roulette Girls
4.cü bölüm (Yazı Alanı ) : Bu bölüme geçmeden yine bir güzellik abidesi ekleyelim :) ülkesini sormak aklımıza gelmedi Rus veya italyan olabilir tahminlerimize göre :)

Yukarıda bulunan örnek resmimizde chat roulet'in son böümü olan yazı alanını tanıtacağız. Ben resmim kadar karizmamı yazarakta konuştururum diyenler için kamerasız da ilgi çekebilirsiniz bir smile please yetiyor inanın bize :)

Sohbet (Yazı) alanında karşınızdaki kişi ile aranızda geçen konuşmalar eklenmektedir.Alt bölümde bulunan ikinci kutucuga yazılarınızı ekleyerek karşınızdakinin görmesini sağlayabilirsiniz.

28 Şubat 2010 Pazar

LinkedIn Nedir Nasıl Kullanılır

fırsat, LinkedIn, network, sosyal ağ, sosyal medya, sosyal network, sosyal paylaşım, nedir, nasıl kullanılır, neden kullanılmalı

2003’te iş dünyasına yönelik bir networking sitesi olarak kurulan LinkedIn, profesyoneller arasında hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. Site geçtiğimiz ay profilini ekleyen 60 milyonuncu kullanıcısı için özel bir kutlama yaptı. Daha iki ay önce, Aralık 2009’da LinkedIn’de kayıtlı profil sayısı 55 milyondu. Kısa süredeki bu artışı göz önünde bulundurursak sitenin yaygınlaşma hızını daha iyi anlayabiliriz.



LinkedIn’in bu kadar süratle büyümesinin en önemli nedeni dünya genelindeki tüm profesyonellere gerçek ve etkili bir iletişim ağı kurma, network geliştirme imkanı vermesidir. LinkedIn, özellikle son 2 yılda, CEO olarak Yahoo'nun network'ten sorumlu tepe yöneticilerinden Jeff Weiner'ın atanmasının ardından büyük atak yaptı. Business Networking için en etkili araç LinkedIn haline geldi.



Hala profil eklemeyenlere tam bir LinkedIn profili oluşturmak bir külfet, el oyalayan bir iş gibi görünebiliyor. Aslında MS Word formatındaki CV’nizden copy-paste yaparak profilinizi kolayca yaratabilirsiniz. Üstelik network connection’ları tek tek eklemeye de gerek yok. MS Outlook’tan ya da Gmail’den kontakt listelerini LinkedIn’e yüklemek mümkün.



İşte size LinkedIn’i daha iyi kullanmanız için 10 neden:


1. En önemlisi sağladığı profesyonel network kurma imkanıyla bir çok kapının açılmasını sağlamasıdır. Sitenin en önemli gücü budur.

2. Site içindeki arama fonksiyonları ile bir çok kişi ve kurumla iletişim kurabilirsiniz. Gündelik yaşamda, ulaşma olanağı bulamayacağınız bir çok insanla LinkedIn sayesinde tanışabilirsiniz.

3. Özel, önemli kişilere tanıtım amaçlı, kısa, çarpıcı cover letter’lar gönderebilirsiniz.

4. Soru – Cevap forumları size uzmanlar tarafından yanıtlanmış, bir çok ilginç konuda bilgi sahibi olma şansı verir.

5. Bir çok kaliteli iş ilanı, kaliteli adaylara ulaşmak için sadece LinkedIn’de yayınlanır.

6. Profiliniz sizin için kişisel olarak bir pazarlama aracıdır. İnsanlar profilinize Google, Bing, Yahoo gibi arama motorları aracılığıyla ulaşabilir.

7. LinkedIn network’ünüz genişledikçe iş başvurusu yaptığınız ve yapmayı düşündüğünüz şirketlerdeki bağlantılarınıza ulaşma şansı verir.

8. LinkedIn grupları sayesinde uzmanlık alanınızla ilgili spesifik konuları öğrenebilirsiniz. İş arayışında değilseniz bile bu gruplar içindeki bilgi paylaşımını izleyerek kişisel ve profesyonel gelişiminize katkıda bulanabilirsiniz. Kim bilir gündelik hayatta karşılaştığınız, işinizle ilgili zorlu bir problemin çözümü belki de bu gruplarda saklıdır.

9. LinkedIn’in güvenli arama seçenekleri sayesinde işvereniniz, yöneticiniz farketmeden gönül rahatlığıyla iş arayabilirsiniz.

10. İşe alımcılar ve insan kaynakları profesyonellerinin neredeyse tamamı LinkedIn’ deki aday potansiyelini dikkatle takip eder. Siz iş aramasanız da farkında olmadığınız yeni olanaklar sizi bu site sayesinde bulabilir.

“Ahbap kanalıyla işe girmek” iş hayatında eskilerde kalmış, anlamını artık yitirmeye başlamış bir kavram. Bir çok sektörde şirketler o kadar sert bir rekabet içindeki tanıdık-ahbap kanalıyla gelen kişilerle değil en iyi profesyonellerle çalışmak zorundalar. Şunu yine de unutmayın CV’niz başvurduğunuz kuruma herhangi bir yolla değil network’ünüz aracılığıyla giderse herhangi bir yabancı olmaktan çıkarsınız. Bu nedenle, şu an itibariyle yeryüzündeki en etkili networking aracı olan LinkedIn’i kullanmayı ihmal etmeyin.

Bir profiliniz yoksa, oluşturun; profiliniz eksikse tamamlayın. Unutmayın tam bir profile sahip olursanız ve profilinize recommendation’lar eklerseniz arama sonuçlarında daha kolay bulunursunuz.

Daha iyi, daha mutlu işe giden yolda, önünüzdeki kapılardan birinin anahtarı LinkedIn olabilir.kaynak

14 Şubat 2010 Pazar

Duygusal Zeka (EQ) Nedir?

Şimdi size anlatacağımız makale duygusal zeka ve ya EQ tanımlamak tabiki bunu anlatacak olursak ne bizim zamanımız yeter nede siz okumazsınız bizde kısaca anlaşılır bir şekilde özetleyelim dedik.

Günümüzün en popüler tartışma konularının birinin merkezinde ZEKÂ kavramı bulunuyor. Zekânın kavramının ne olduğu, çoklu zekâ kuramı, IQ ve EQ kavramları bilim dünyasında son on yılın en ateşli konuların başında gelmektedir? Hatta bazı akademisyenler arasında bir insan ve içinde bulunduğu toplum için  IQ’nun mu yoksa EQ’nun mu daha önemli olduğu sürekli olarak tartışılmaktadır. Peki ama sürekli gündemde olan bu IQ ve EQ kavramları ne anlama gelmektedir? İşte bu yazımızda Duygusal Zekâ kavramını, kısaltmasıyla EQ kavramını kısaca her yönüyle ne olduğunu ve hayatımızdaki önemini anlatmak istedik;
Duygusal Zekâ; kendimizin ve başkalarının hislerini tanıma, kendimizi motive etme, içimizdeki ve ilişkilerimizdeki duyguları iyi yönetme yeteneğidir.
Duygusal zekânın elemanları;
Kendini tanıma
Kendi kendini ayarlama
Motivasyon
Başkalarının fikir ve duygularıyla ilgilenme
Sosyal beceriler
Güçlü ve olumlu insan ilişkileri kurabilmemiz; duygusal zekâmızı kullanmak ve geliştirmekle mümkündür. Çoğunlukla; duygusal zekâ ile sezgisel zekâ birbirine karıştırılmaktadır. “İçime doğdu, bu iş olacak” dedirten şey sezgisel zekâdır ve genellikle altıncı his, önsezi, telepati gibi isimlerle anlatılır.
Davranışlarımızı yönlendiren, kurduğumuz ilişkileri ve niteliklerini belirleyen düşünsel zeka (IQ) değil, ağırlıklı olarak duygusal zekadır (EQ).
Sadece IQ’ su yüksek ama EQ’ su düşük olan bir birey;
İş dünyasında verimsizlik,
İletişimsizlik,
Toleranssızlık
Müşkülpesentlik yaşarken..
Yüksek EQ’lu bireyler ise;
Sosyal denge kurabilme,
Duygularını başarıya odaklayabilme,
Etkili iletişim kurabilme,
Duygularını kontrol edebilme,
Sorumluluk alabilme,
Başarılı takım çalışması,
Başkalarının düşüncelerine saygılı olma özellikleriyle ön plana çıkıyorlar..
Düşünsel zekâ ile duygusal zekâ arasındaki en temel fark;
IQ zor değişirken, EQ’nun geliştirilebilir olmasıdır. Düşünsel zekâ ve duygusal zekâ birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Başarıyı etkileyen faktörler arasında IQ’ ya verilen pay %20 olurken; şans, statü ve duygusal zekâ başarının kalan payını kapsıyor.
Duygusal Zekânızı Geliştirecek 7 Yöntem!
Kendinizi tanıyın. Kim olduğunuzu öğrenin. Duygusal zekâ kendinizi tanımanızı şart koşar.
Duygularınızı ve onları kontrol etmeyi öğrenin.
Kendinizi, kişisel özelliklerinizi başkalarına açık tutun.
İletişim kurma becerinizi geliştirin.
Problem çözücü olun.
Eleştiriye açık olun.
İnsanlar ile ilgilenin.
Duygusal zekâ bize neler getirir?
Duygusal zekâsı yüksek insanlar, mesleki anlamda başka insanlar ile iyi iletişim kurabildiklerinden ve yönetme becerisine sahip olduklarından genellikle çok başarılı olurlar.
Günlük hayatta duygusal zekâ, insanların iş arkadaşları ve aile bireyleri ile iyi anlaşabilmelerini sağladığı için, kendileri ve çevresindekiler ile ilgili sorunları çözümlenir.
Duygusal zekâlı insanlar, diğer insanları olduğu gibi kabul edip onları dinleyip anladıkları için sevilirler ve arkadaşlık ilişkileri daha güçlü olur.
Genellikle kendileri ile barışık ve kolay memnun olurlar. IQ sizi işe aldırır ancak sizi terfi ettiren EQ’ dur.

5 Şubat 2010 Cuma

murphy kanunları

murphy kanunları, murphy kanunları nedir, murphy kanunları kitap, murphy kanunları aşk, murphy kanunları ekşi, murphy kanunları forum, murphy yasaları, murphy kanunu, murphy kuralları, murphy kuralları wikipedia, murphy kuralları nedir

Bir şeyin ters gidebilme olasılığı varsa o şey ters gider ya hani dersiniz aklıma gelen başıma geldi. Hayatta pek çok şey de böyle olur, hep en kötüsü, en beteri gelir bulur bizi...

Yani aklımıza ocakta yemek varmıydı acaba diye bir soru takıldığında eğer dönüp bakmazsak hep tencerenin dibi tutar ve gidip bakarsak da ocakta yemek filan yoktur ya... işte öyle bir şey.

Az önce facebook üzerindeki paylaşımlardan birinde rastladığım Murphy Kanunları'da bu olabilecek -olacak- terslikler hakkında maddeleştirilmiş özdeyişlerden oluşuyor.

Murphy isimli bu abimizin 1949'da mühendis olarak katıldığı insan bedeninin en fazla ne kadar ivmeye dayanabileceğini bulmasını sağlaması gereken, U.S. Air Force'un roket nakliye programı için yapılan ve maaliyeti oldukça yüksek olan deney sırasında denek üzerine 16 adet ölçüm cihazı bağlanmış ve birisinin tüm cihazları yanlış bir yöntemle bağlaması, deneyin başarısız olmasına yol açmış.

Murphy abimize bu olay sonrasında, terslikler hakkında maddeler yazmak gibi birşey feyz olmuş ve de yazmış... Bir de Murphy kanunlarının tam tersi oalrak 'Çalışabilen herşey çalışır' prensibine dayanan Yhprum kanunu oluşturulmuş ama bunun hakkında fazla bir bilgi bulamadım.

Murphy kanunlarını Wikipedia'a girip aradım ve orada bulunan maddeler ve diğer kullanıcılar tarafından eklenmiş örnekler oldukça ilginç geldiği için paylaşmak istedim:

Genel Kurallar:

1.Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir.
2.Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir.
3.Bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır.
4.Bir şeyin olma olasılığı, istenme olasılığı ile ters orantılıdır.
5.Er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır.
6.Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir.
7.Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekirdi.
8.Ne kadar beklersen bekle istenmediği zaman gelecektir. (Bunlar sadece bir kısmı)

Örnekler:

Yere düşen her şey ulaşılması en zor köşeye yuvarlanır.
Ne zaman arabamı yıkasam yağmur yağar, yağmur yağacağı için arabamı yıkamadığımda yağmur yağmaz.
Reçelli ekmek ne zaman yere düşse reçelli kısmı hep yere gelir.
Özür dilemek, izin almaktan daha kolaydır.
Uyuyan bir bebek, anne babası uykuya dalınca uyanır.
Bir şey tamir ederken elin tamamen yağlandığında burnun kaşınır.
İnsanların seni seyretme olasılığı düştüğün komik durum ile doğru orantılıdır.
Yanlış numara çevirdiğinde çevrilen numara kesinlikle meşgul değildir.
Patronuna lastiğin patladığı için geç kaldığını söylediğinde ertesi gün lastiğin gerçekten patlar.
Gırgır geçmeye başladığın anda patron kapıda görünür.
Sıkışık trafikte şerit değiştirdiğinde, terk ettiğin şerit daha hızlı akmaya başlar.
Duşa girip ıslandığında telefon çalar.
Birileri ile karşılaşma ihtimalin, görünmek istemediğin zaman en üst düzeydedir.
Bir makinenin çalışmadığını ispat etmen gerektiğinde kesin çalışır.
Kaşıntının şiddeti ulaşma zorluğun ile doğru orantılıdır.
Sinemada sıranın ortasında oturanlar salona en son girerler.
Ayağınıza tam oturan bir ayakkabı kesinlikle mağazadaki ayakkabıların en çirkinidir.
Herhangi bir şeyi beğendiğinizde derhal üretimden kaldırılır.
Birşeye ulaşmak istediğinizde ve ulaşamayıp umudunuzu kestiğiniz anda,bir yerden bir şekilde size gelir.
İşler yolunda gittiği zaman mutlaka bir terslik vardır.
Aradığınız şeyi baktığınız en son yerde bulursunuz.(Aranılan bir şey birkaç yere bakılarak bulunur ve bulma eylemi zaten en son bakılan yerde gerçekleşir.)
Herhangi bir bilgide sayılar çok doğru gözüküyorsa boşuna kontrol etmeyin, yanlıştırlar.
Bir teklifin gerçek olması güvenilir olmasını gerektirmediği gibi, güvenilir bir teklifin de gerçek olması gerekmez.
Telefon çalmasını beklediğin süreler boyunca çalmayacak, ancak başından ayrılıp başka bir işle meşgul olduğun anda çalıp seni bölecektir.
Siz sınavlara istediğiniz kadar çalışın, sonunda her zaman çalışmadığınız bir yerden çıkacaktır!
Ne zaman sınavlara çalışacak olsanız uykunuz gelir, sınavdan sonra uykunuz açılır. [Bu ikisi benim favorim :) ]
Dakikalarca beklediğin otobüs sen tam sigara yaktığında gelecektir.
Sigara dumanı herzaman sigara içmeyen kişiye doğru gelir.

Ne diyorsunuz... Hep de böyle olmuyor mu :)
alıntı

31 Ocak 2010 Pazar

tablet pc nedir

netbook tablet pc, tablet pc edition, pocket pc tablet
Teknoloji her an yeni gelişmeler kaydetse de, bazen mevcut teknolojileri insanlar için daha da cazip ve ilgi çekici hale getirme çabaları da vardır.

Bilgisayarın icat edildiği ilk yıllarda bir bina boyutunda olduğu bilinir. Daha sonra bilgisayarlar küçülerek evlere kadar girmiştir. Ancak bilim adamları insan yaşamını kolaylaştırmak için daha da çok çalışarak dizüstü, cep bilgisayarı ve en son tablet bilgisayarı icat etmiştir. Peki, tablet bilgisayar nedir, bize ne gibi getirileri olacaktır?

Tablet bilgisayar her şeyden önce taşınabilirdir ve çok az yer kaplar. Yapı olarak cep bilgisayarı ile dizüstü bilgisayarın karışımdır ancak dizüstü bilgisayar gibi büyük klavyesi yoktur sadece ekrandan oluşur ve dokunmatik ekranı sayesinde tüm işlemlerinizi rahatça yapabilirsiniz. Ekran şeklide bir tablete benzediği için bu adı almıştır.

25 Ocak 2010 Pazartesi

niçin yaşıyoruz - çünkü hedeflerimiz var

Niçin Yaşıyoruz
Daha önceki yazımıda kedimize sorduğumuz ? Niçin Yaşıyoruz Sorusunun Cevabını  Bu Konuda Veriyoruz. Çünkü hedeflerimiz var!


Yeni bir sabah olmus , alarma zar zor uzanip biraz dogrulmaya basladiginiz andan itibaren dusunceler simsek hiziyla beyninizde dolanmaya basladi. Isyerinde olacak olaylar , utulemeniz gereken gomleginiz , dus yapip yapmamaktaki kararsizliginiz , kahvalti edecek vaktinizin olup olmadigini sorgulamaniz , sanki butun bunlari ayni anda dusunmeye calisiyorsunuz.
Derin bir nefes alin veeeee Durun!
Dun gece hayatinizi degistirmeye karar verdiniz. Artik eskisi gibi olmayacaksiniz, ve buna son derece kararlisiniz,yasantinizin kontrolunu eline alacak ve hedefleriniz ugrunda hareket etmeye baslayacaksiniz. Degisimin elinizde oldugunu farkindasiniz. Dun gece gezdiginiz web sitelerden birisinde guzel bir soz gormustunuz ; “Degisim gerekli degildir. Hayatta kalmakta zorunlu degildir.”1 Bu sozun ironisi hosunuza gitmisti, ufak bir gulumsemeyle durdunuz dusundunuz. “Neden degisemiyorum ?”

Aslinda degisim kolaydi, zor olan aliskanlari fark etmek ve yenileriyle degistirmekti. Her yemekten sonra , her banyodan sonra , her biradan sonra , her bir toplantidan sonra yaptiginiz ve surekli olarak tekrarladiginiz seyler, sizin bir parcanizdi, tipki her sabah kalktiktan sonra yaptiklariniz gibi. Yuzunuzu nasil yikamaniz gerektigini dusunmuyorsunuz , ya da nasil dislerinizi fircalamaniz gerektigini , ya da metroya binmeden once nasil akbil yuklenmesini gerektigini. Sadece yapiyorsunuz , beyniniz o kadar hizli komut veriyorki, komut vermeden once dusunmediginizin bile farkina varmiyorsunuz. Ne kadar mukemmel bir parca…

O kadar da mukemmel degil. Iyi bir ogrenme sureci icin surekli tekrar istiyor, belli bir ara yapilmaz ise parcalarda kopukluk meydana geliyor. Uzun sure yapmaz ise unutuyor gidiyor ama cok iyi ogrenirse aradan ne kadar zaman gecerse gecsin hatirliyor , komut veriyor ve yonetebiliyor.Bu kadar cok tekrardan sonra , sizce degistirmek kolay olabilir mi ? Mesela ne kadar hizli yemek yiyorsunuz , ne kadar cok cigniyorsunuz , yemek yerken ara veriyor musunuz ? Yemek yerken bunlari dusunuyor musunuz ?Dusunmeden yaptiginiz , yaparken dusundugunuz, ya da yapmadan once dusundugunuz , dusunup de yapmamaya karar verdiginiz , yuzbinlerce sey , sizi siz yapiyor , diger insanlardan ayiriyor. Peki , bizi bize benzeten seyler neler ? Bizi ortak bir payda altinda toplayan, birlikteligi doguran , arkadasligi olusturan , sevgiyi, aski , hosgoruyu var eden..

Hayallerimiz , dusuncelerimiz , hislerimiz , sevinclerimiz , sevgimiz , uzuntulerimiz, kirginliklarimiz ve daha saymaya devam edebilecegim yuzlerce sey.

Dun gece kendimizi degistirmeye karar vermistik. Artik eskisi gibi olmayacakti. Eski bizi geri de birakip , hayata daha farkli bir bakis acisindan yaklasacaktik. Once hayattan ne istedigimizi belirtecegiz. O da bize guzelliklerini sunacak. Hedeflerimiz var,ve bunlari sip diye yazmak kolay degil. Kendi hedeflerimi olusturmam ( duzenlemem ) yaklasik 2 haftalik bir sure sonunda olustu ve belli zaman zarfinda degismekte , guncellenmekte.

Simdi yazma sirasi sizde. Yazdiginiz icin kendinize buyuk bir tesekkur edin cunku buyuk bir adim attiniz.
1.
2.
3.
4.
5.
Hedefleriniz uzerinde dusunmek , karar vermek ve yazmak sizce neden onemli ?
1: It is not necessary to change. Survival is not mandatory
- W. Edwards Deming

Yukaridaki sozun daha basarili bir cevirisini biliyorsaniz , bunu duymaktan ve yazidaki sozu degistirmekten memnuniyet duyarim.

niçin yaşıyoruz - sorusunun cevabı

Sabah erkenden kalkiyoruz , elimizi yuzumuzu yikiyoruz , banyo yapiyoruz , belki uzerine yag surdugumuz bir dilim ekmegi agzimiza attiktan sonra , giyinip suslenip ise gidiyoruz.

Niçin Yaşıyoruz


Sabah ise geldikten sonra , bir kac gazetenin web sitesine baktip, gun icinde yapilacak islerimizi degerlendirip , basliyoruz tempoya. Oglen yemegine geldigimiz de biraz oh cekme sansimiz oluyor. Sonra ise geri donuyoruz. Saatimize soyle bir goz attigimiz da , 3′e yaklasmis oldugunu , ve daha isten ayrilip eve gitmemize en azindan 3 saat daha kaldigi dikkatimizi cekiyor , ufak bir “amaann daha 3 saat var ” dedikten sonra , islere devam ediyoruz , belki de canimiz istemeye istemeye.
Aksam , eve gelmeden once alisveris yapip , ne yiyecegimizi secerken bile bir isteksizlik var icimizde. Yemegi yedikten sonra , aciyoruz televizyonu , CNBCE’deki dizilere goz gezdirip haberleri dinlediyip icimiz sikildiktan sonra , biraz daha Tv ‘de zap yapiyoruz. Basliyor uykumuz gelmeye, uzaniyoruz salondaki kanepeye , ya da yatagimiza , belki de elimizde bir kitap bizi bir yerlere goturmesini umuyoruz. Yavas yavas gozlerimiz kapaniyor , gunun yorgunluguyla. Son bir hamle ile telefonun alarmini kurup , daliyoruz uykuya.
Dit dit dittt ditttttttttttttttt , sabah olmus , ayni hikaye yeniden basliyor. Canimiz biraz sikkin kalkiyoruz yataktan , dusunmemek elde degil , ne icin yasiyoruz ? Nereye dogru gidiyoruz ?
Pazartesiyi Salidan , Saliyi carsambadan farkli kilan ne ?
Yeni bir gun olmasi!
Ferrari’sini Satan bilgede okumustum , Yildizlara, gokyuzune bakip de yasadigi hayatin farkinda olmayan , o guzelliginin tadini cikaramayan hayattan zevk alamaz, mutlu olamaz. Beni cok , hem de cok etkilemisti. Her gokyuzune baktigimda , bu sozu hatirliyorum.Kaybolmuslugun ortasinda , soldan saga sagdan sola savrulan hayatlari yasadigimiz surece , bu basit mutlulugun bile tadini cikartamiyoruz.
Okudugunuz yeni bir gun serisinin ilk yazisiydi. Son olarak sizlere bu serinin felsefesini aktarmak istiyorum.
Zamaninizin efendisi olamazsaniz , zaman sizin efendiniz olacaktir.
Ikinci yeni bir gunumuzde gorusmek uzere.

24 Ocak 2010 Pazar

Google Gruplar

google, google groups, grupları, nasıl, paylaşım, üye olmak, yönetici

Google Gruplar Dünyada Google Hizmetleri Kullanımı Sıralaması yapılsa ilk 5 e gireceğini tahmin ediyoruz. Özellikle belirli özelliklere sahip insanların ortak bir nokta etrafında toplanması ve bir grup oluşturarak paylaşımlarda bulunması çok etkili oluyor. Bir insan bilgisini ve becerisini diğer insanlarla paylaştıkça mutlu olur. Diğerleri de bu beceriyi yorumlarken. İki taraflı olumlu yaşam. Becerileri yorumlanan daha iyi becerilere yol alırken diğerleri de bunu kendilerine uyarlayarak yeni beceriler elde etmeye çalışıyor.

google gruplar nedir, gruplar, google, google gruplar, google grup oluşturma, google gruplarından çıkmak, google gruplarım, google gruptan çıkma, google grup silme, google grup kurma, google gruplarına nasıl üye olunur, google gruptan çıkmak,

Google grupları bu konuda bence biçilmiş kaftan. Hiçbir zahmete girmeden mail hesabınız üzerinden paylaşımlarda bulunabiliyor hatta 5 MB büyüklüğüne kadar olan dosyaları zahmetsizce birbirinize gönderebiliyorsunuz. Tek tek mail hesabı girme veya ne yapacağınızı şaşırma gibi bir ihtimaliniz yok. Zaten e-posta göndermeyi herkes bilir.

Özellikle öğretmenler tarafında çok kullanılan ve yarar seviyesi en yüksek olan platform sanırım. Yazılılar, genelgeler, sözleşmeler, yarışmalar, sorular… derken bir bakmışsınız öğretmenin ihtiyacı olan herşey yüzlerce kişi arasında dönüp duruyor. Zaten öğretmen demek yardımsever kişilik demek.

Google grupları kullanmak da oldukça kolay. Öncelikle yapmanız gereken biliyorsanız bir grubun adresine girmek. Eğer bilmiyorsanız ilgi alanınıza göre bir gruba üye olabilirsiniz.

Öncelikle herhangi bir grup adresini bilmediğinizi farzederek anlatıma başlayalım. http://groups.google.com/ adresine girerek öncelikle Google Grupları sayfasına ulaşıyorsunuz. En üstteki arama bölümüne kendi ilgi alanınıza göre bir arama kriteri yazarak karşınıza gelebilecek grupları listelemeniz gerek. Örneğin “Bilişim Teknoloji” yazalım.

Karşımıza bir çok grup ismi geldi. Bu kısımda eğer bir grubun büyümesine katkı sağlamak istiyorsanız küçük üye sayısına sahip gruplara üye olabilirsiniz. Fakat yok ben direk paylaşımlara girmek istiyorum derseniz o zaman hemen büyük kullanıcı sayısına sahip grupları seçmelisiniz.

Yukarıda orta kısımda üye sayısına göre gruplar kategorilendirilmiş. Oradan hemen “100 – 999″ seçeneğini seçerek 100 ile 999 arası üye sayısına sahip grupları listeliyoruz. Daha sonra açıklamalara bakarak kendimize uygun bir grup seçelim.

Grup adına tıkladığımızda grup ile ilgili paylaşımların olduğu sayfa gelir karşımıza. Bu durumda başlık bakarak gerçekten de kendimize uygun mu ona karar verebiliriz.

Herhangi bir başlığa tıkladığımız da da üye olmalısınız uyarısını görürüz veya direk başlık açılır. Eğer grup hoşunuza gittiyse sağ tarafta bulunan “Grup üyeliği için başvur” linkine tıklayabiliriz.

Karşımıza şu soru gelecektir. “Bu grubu nasıl okumak istiyorsunuz?”

Mail hesabınıza e-posta gelmesini istemiyorsanız “E-posta yok” seçeneğini işaretlemeniz gerek. Bence en güzeli
“E-posta (Günde yaklaşık 1 e-posta) Bana her bir iletiyi ulaştığı şekilde gönder” seçeneği.Böylece anlık olarak gruptaki paylaşımları takip edebilirsiniz.

Alta ise gruptaki isminizi yani takma isminizi giriyorsunuz. Gelelim son kısma. Burada da gruba başvur diyerek işlemi bitiriyoruz.

Katılma isteğiniz beklemede ve henüz grup yöneticisi tarafından onaylanmadı.” şeklinde bir uyarı alabilirsiniz. Bu, grup yöneticisinin sizin üyeliğinizi onaylaması gerektiğini gösterir.

Grup yöneticisi üyeliğinizi onayladıktan sonra e-postalar mail hesabınıza düşmeye başlayacaktır.

İnternet sona mı eriyor?

Şu ana kadar hız ve altyapı ile ilgili yapılan tartışmaları unutun, şu anda internetimizi tehdit eden çok daha önemli bir unsur var! Gün geçtikce artan internet kullanıcılarının sayısı sebebiyle internete bağlı cihazlar da gün geçtikce inanılmaz artışa uğradı. Bu inanılmaz artışın getirdiği sebepten ötürü de şu anda internet ip adreslerinin bitmesi gibi bir durum söz konusu.

IPv4 internet numaralarının dağıtımıyla ilgilenen Number Resource Organisation eğer ki yakın bir zamanda IPv6 ya geçilmez ise ellerinde bulunan tekil ip internet numaralarının kısa bir süre içerisinde biteceğini açıkladı. Şu anda IPv4 adreslerinn % kaçı boşta öğrenmek ister misiniz?

Sadece %10 u boşta ve hala büyümekte olan internet ile beraber eriyip gidiyor.

Peki bu duruma önlem olarak neler yapılabilir?

Bildiğiniz gibi her internet sitesinin kendine ait bir ip adresi var ve artık IPv4 de bulunan max sayı artık bunu karşılayamıyor. Bu sebepten ötürü mevcut yazılımların IPv6 standartlarına getirilmesi gerekiyor. Ve önümüzdeki yıl içerisinde internete bağlanacak tüm cihazların laptop olsun, iphone olsun, cep telefonu olsun hepsinin IPv6 ayarları yapılarak yeni ip sistemine hazır hale getirilmesi gerekiyor.

IPv6 kullanımı şu anda ne durumda?

Asya, Avrupa ve Ortadoğu da şu anda IPv6 uygulaması %17 civarlarında. Gelecek senelerde internet konusunda sıkıntı yaşamamak için IPv6 ya tüm internet sağlayıcıların hazırlanması şart.

alıntı

19 Ocak 2010 Salı

Proje Nasıl Yapılır

Proje dediğimizde kafamızda çok büyük kompleks işler gelir halbu ki proje yapmak o kadar zor işler değildir. Sadece adım adım ilerlemek ve kesin sonuca ulaşmak önemlidir.
proje nedir, proje hazırlama dersi, incelikleri, proje ve performans ödevleri, Proje Hazırlama, nasıl hazırlanır, örnekleri, ödevleri, nedir, hazırlama, proje yönetimi
     Proje yazarken kesinlikle olabilir, yapılabilir gibi kelimeler kullanılmaz. Zaten bir fikirden projeyi ayıran olay burda yatar. Fikir olası düşüncedir fakat proje sonucu görülen bir fikirdir. NE yapıldığında NE olacağını kestirebilirsiniz.
proje, proje hazırlama dersi, incelikleri, proje ve performans ödevleri, Proje Hazırlama, nasıl hazırlanır, örnekleri, ödevleri, nedir, hazırlama, proje yönetimi
     Proje yazmada bazı adımlar vardır. Bu adımlar düzgün atıldığında en sonunda projeniz oluşmuş yazılmış olur. Fakat adımların birisinde takılmak ise projenin sonunu getirir.
İşte o müthiş kaynak:
Projenin adımları:
* Projeye hazırlanma kısmında sorununuzu, sebeplerini ve hedeflerini bilmelisiniz. Yani kendinizden emin ve güvenli olmalısınız.
* Paydaş yani ortaklarını iyi seçmelisiniz. Kimin size yararı olacağını bilmeniz gerektiği gibi zararı olanları da bilmelisiniz.
* Projede en önemli konu sorundur. Sorunları iyi değerlendirmeli ve sorunlarını iyi analiz etmelisiniz.
* Hedef analizi. Her projenin bir hedefi vardır. Siz de hedefinizi seçmeli ve iyi analizlerde bulunmalısınız.
* Strateji analizi. Bu nokta biraz karışık gelebilir fakat proje esnasında uygulayacağınız yöntem ve teknikleri bu noktada seçiyorsunuz.
* Mantıksal çerçeve analizi. Bu kısımda ise mantıksal çerçeve adındaki matrisi oluşturarak herşeyi gözden geçirebiliyorsunuz.
* Faaliyet planı. Bu kısımda projenizdeki her adımı ince ince yazmanız gerekir. Her ayrıntıya yer vermelisiniz.
* Bütçe hesaplaması. En kritik nokta. Bütçenizi hesapladıktan sonra kuruşu kuruşuna bir sonuç çıkarmalısınız. Sakın yuvarlama yapmayın.

İşte Değişik Bir Yazı:
Proje Nasıl Hazırlanmalı ?
Proje bilimsel bir çalışma olmalıdır. Projenin her aşamasında bilimsel çalışmanın bütün özelliklerinin görülmesi gerekir.Proje çalışması merak ve gözlemle başlar. Çevrede yaşananları merak etmek ve bunun doğrultusunda merak edilen konulara ilişkin gözlem yapmak proje hazırlamada ilk adımı oluşturur. Yapılan çalışmanın bilimsel olması için uygulanması gereken bazı aşamalar vardır. Bunlar:
1. Projenin konusunu seçmek: Proje konusu; ilgi çeken, üzerinde düşünülen, merak edilen konulardan seçilmelidir. Akla pek çok fikir gelebilir. Bunlar not edilmeli hemen karar verilmemelidir. Bunlar arasından yapılabilecek, merak duyulan ve ilgi uyandıran bir konu seçilmelidir.
2. Bilgi toplamak: Projenin konusu belirlendikten sonra konuyla ilgili kitaplardan, dergilerden, internetten, kaynak kişilerden ve kurumlardan bilgi toplanmalıdır. Konuyla ilgili yazılı, sözlü, görsel her türlü materyal toplanmalıdır.
3. Projenin tanımlanması: Proje fikrinin ortaya çıkmasından sonra elde edilen bilgiler ışığında projenin amacı, hedefleri, yöntemi, uygulama adımları, çalışma takvimi ve beklenen sonuçları tanımlanmalıdır.Amaç, elde edilmek istenen sonucun basit anlatımıdır. Projelerin genelde tek bir amacı vardır. Projenin amacı iyi tanımlanmadığında amaca yönelik hedefler ve faaliyetleri tanımlamada sorunlarla karşılaşılabilir.Hedefler, tanımlanan amaca hizmet etmelidir. Hedefler birden fazla olabilir. Hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını belirleyebilmek için ölçülebilir hedefler belirlenmelidir.Proje çalışmaları sırasında izlenecek yol, yapılacak deney ve gözlemler, veri toplama araçları, istatistiksel değerlendirmeler, grafik çizimleri ve hesaplamalar yöntemi belirleyen unsurlardır. Tüm bu aşamalar açık ve net bir biçimde açıklanmalıdır. Proje çalışmaları sırasında gerçekleştirilecek faaliyetler adım adım tanımlanmalı ve her bir faaliyet için beklenen sonuçlar ortaya konulmalıdır.
4. Projenin yürütülmesi: Proje belirlenen amaç, hedefler, yöntemler, uygulama adımları ve takvim doğrultusunda hazırlanır.
5. Değerlendirme ve Rapor Yazımı: Bu aşamada, proje süresince belli aralıklarla ve proje sona erdikten sonra proje sonuçlarının ve etkisinin değerlendirmesi yapılır. Daha önce yapılan çalışmalarla karşılaştırılarak çalışmanın amacına ne ölçüde ulaşıldığı belirtilir. Raporda proje çalışmalarında elde edilen sonuçlar yazılır, Bu bölüm projenin en önemli kısmıdır. Bulgular, yazılı ve görsel araçlarla ifade edilir.
Proje Nedir ?
Proje, önceden belirlenmiş bir süre içerisinde değişim yaratmayı hedefleyen, birbiriyle ilişkili amaç ve hedefleri olan, uygulanması sonucunda çeşitli ürünlerin elde edildiği bir çalışmadır. Bilimsel bir çalışma olan projede; gözlem yaparak bilgi toplama, elde edilen bilgilerin düzenlenmesi, bilgiler arasında neden-sonuç ilişkisinin olup olmadığının araştırılması, gelecek nesillere bilgilerin ve sonuçların aktarılması söz konusudur.Proje süreci, proje fikrinin ortaya çıkışıyla başlayan ve bu fikrin kâğıda dökülmesi, geliştirilmesi, yürütülmesi, tamamlanması ve değerlendirilmesinin ardından yeni proje fikirlerinin üretilmesine kadarki süreçleri içerir.
Proje Hazırlanırken Dikkat Edilecek Hususlar
1. Projeler yaratıcı, bilimsel, uygulanabilir, yarar sağlamaya dönük, açık ve anlaşılır olmalıdır.
2. Projelerde, problemin tanımı, amacı, hedefleri ve faaliyetleri arasında anlamlı ilişki kurulmalıdır.
3. Projeler sürdürülebilir olmalıdır.
4. Projeler, proje hazırlayanların kendi özgün eseri olmalı ve daha önce herhangi bir yarışmaya katılmamış olmalıdır.
5. Projeler, alanına yeni, özgün ve estetik bir bakış açısı getirmelidir.
6. Proje sonucunda, proje amaç ve hedeflerine ulaşıldığı bilimsel olarak gösterilmelidir.
7. Proje çalışmaları toplumsal yarar sağlamaya dönük olmalıdır.
Bu da rapor yazımı…
PROJE HAZIRLAMA
Projeler, öğrencileri araştırmaya yöneltmek, çevrelerinde meydana gelen problemlere karşı duyarlılıklarını artırmak, araştırma bilinci kazandırmak, teşvik etmek ve bu konularda kabiliyetli olan öğrencileri tespit etmek amacıyla yapılan bilimsel çalışmalardır. Şuanda ülkemizde proje yarışmaları TÜBİTAK tarafından yapılmaktadır. Bunun yanı sıra bazı özel kuruluşlar da ( İstanbul Fatih Koleji, MEF Kurumları, çeşitli belediyelerin özellikle Çevreyle alakalı yarışmaları ) çeşitli proje yarışmaları düzenlemektedirler. Projeler genellikle; Bilgisayar, Biyoloji, Matematik, Fizik, Kimya ve Çevre alanlarında yapılmaktadır.
Hazırlanan projelerde başarılı olmada şu esaslar dikkate alınır: Projeyi hazırlayan kişilerin sunumu, proje konusunun orijinalliği , proje metninin düzenli hazırlanması, uygulanabilirliği, ekonomik oluşu ve bilimsellik başarılı olma açısından çok önemlidir.
Yapılan proje hakkında bir proje raporu hazırlanır. Bu rapor proje hakkında bilgi vermeli ve benzer projelere ışık tutmalıdır. Rapor bilimsel bir kaynak olduğundan doğruluk temel esastır.
Bir proje raporu şu kısımlardan oluşur.
a) Projenin amacı: Kısaca projeyi niçin yaptığımızı yazılır.
b) Giriş: Bu kısımda çalıştığınız konuyla ilgili daha önce yapılmış çalışmalar araştırılır. Sonuçları çıkarılır ve incelenir. Metotları tespit edilir. Bir tür literatür özeti çıkarılıp proje konusu tanıtılır. İyi bir giriş projeye, bilimsellik ve ilgi kazandırır. Bu yüzden giriş için iyi araştırma yapmak ve sağlam kaynaklar kullanılmalıdır.
c) Materyal ve Metot: Proje çalışmasının nasıl yapıldığı hangi tekniklerin kullanıldığı, hangi araç ve gereçlerin kullanıldığı bu kısımda belirtilmelidir. Çünkü proje de materyal seçimi ve kullanılan teknik bilimselliğin bir ifadesidir.
d) Sonuç ve tartışma: Çalışma sonunda elde edilen sonuçlar düzenli bir şekilde toplanmalıdır. Özellikle, grafikler, tablolar, şekiller ve resimler kullanmak verilerin açıkça ifade edilmesi için çok önemlidir. Sonuçların çıkma sebepleri ve bu sonuçların daha önce yapılan çalışmalarla karşılaştırılması yapılmalıdır. Bunun nedenleri açıkça ifade edilmelidir. Sonuç kısmında projenin yorumu da yapılmalı ve yeni projelere ışık tutması sağlanmalıdır.
e) Kaynakça: Projenin bilimsellik kazanmasında ve doğruluğunda kullanılan kaynakların verilmesi temel esaslardandır. Bunlar verilirken literatür verme kuralına uygun olarak yazılmalıdır.
Örnek:
DEMİRSOY, A. (1992) : "Yaşamın Temel Kuralları Cilt 1 Kısım 1"; Hacattepe Üniversitesi Yayınları, ANKARA.
DEMİRTAŞ, M. (2003) : " ÖSS Biyoloji Deneme Sınavları " Özel Samanyolu Eğitim Kurumları Yayınları, ANKARA.
şeklinde yazılmalıdır.
f) Teşekkür: Bu kısmada çalışmalar esnasında yardımcı olan kişi, kurum veya kurumlara teşekkür edilmelidir.
g) Proje özeti: Proje bittikten sonra yarışmalar göndermek amacı ile bir proje özeti hazırlanır. Bu proje tanıtan kısa bir bilgidir. Bunda projenin adı, kısaca amacı ve hedefi belirtilmelidir. Proje özeti 120 kelimeyi geçmemelidir. Proje özeti gönderildikten sonra eğer kabul alırsa bu durumda projenin tam bir metni ile yarışmaya gidilir.

17 Ocak 2010 Pazar

Video formatları nedir : DivX / XviD, XVCD/XSVCD, DVDRip, TC, TS, NTSC/PAL, NFO, SUBBED - UNSUBBED hakkında bilgi

film meraklıları için bu formatlar : DivX / XviD, XVCD/XSVCD, DVDRip, TC, TS, NTSC/PAL, NFO, SUBBED - UNSUBBED hayatlarının değişilmez kısaltmaları anlamları haline gelmiştir.Herkes film izlemeyi sever ister sinema çekimi ister orjinal filmer. internet üzerinden bir film indireceksiniz ve internet dünyasına yeni adım atmışsınız örneğin avatar 2010 indireceksiniz. Bu film için divx xvid ts dvdrip gibi tanımlamalar yapılmış ama sizin bu kısaltmalar hakkında en ufak bilginiz yok yada aldığımız/kiraladığımız DVD ya da VCD'lerin üzerinde pek çok ibare görürüz. ( DivX / XviD, XVCD/XSVCD, DVDRip, TC, TS, NTSC/PAL, NFO, SUBBED - UNSUBBED ... ) Bunlar nedir ve ne işe yarar? şimdi sizlere film formatları video formatları hakkında bilgiler vereceğiz.


KAMERA

Kamera, genellikle dijital kameralarla yapılan sinema çekimleridir. Kamerayı sabitlemek için bazen üç ayaklı sehpalardan kullanılır, ancak çoğu zaman bu mümkün olmaz ve dolayısıyla kamera sallanır. Ayrıca kameranın bulunduğu yere bağlı olarak ekran ortalanamıyabilinir, ve belli bir açıdan görüntüyü kaydedilir. Eğer düzgünce yerleştirilmişse, ekranda yazı olduğu için kesin birşey söylemek zor ancak çoğu zaman bunlar ekranın üstünde ve altında üçgen sınırlarla gözükürler. Ses ise, kamerayla tümleşik mikrofon aracılığıyla kaydedilir, ve özellikle komedi filmlerinde, film sırasında kahkahalar duyulabilir. Bu faktörler sonucunda görüntü ve ses kalitesi genellikle düşük olur, yalnız şansımız yaver giderse sinemayı boş bulabilir ve temiz ses sinyallerini alabildiğimiz bir çekim oluşturabiliriz.



TELESYNC (TS)

Telesync, harici ses kaynağı kullanması dışında (genellikle bu harici ses, insan seslerinden uzak olan bir yerden, koltuğun özel bir kısmından alınır) kamera ile aynı işlevi görür.. Doğrudan bir ses kaynağı, iyi kalite bir ses kaynağı olacak diye bir kaide yoktur, özellikle birçok arkaplan gürültüsünün sese karıştığını düşünecek olursak... Genellikle telesync, boş bir sinemada ya da profesyonel bir kamera yardımıyla projeksiyon odasından- ki böylece daha iyi bir görüntü kalitesi elde edilir- kaydedilir. Kalite, çekimden çekime oldukça farkedebilir; onun için tüm filmi indirmek yerine, önce örneğini indirin. Telesync'ler yüksek oranda etiketlendirilmemiş kameralardır...



TELECINE (TC)

Telesine makinesi, filmi dijital olarak makarasından kopyalar. Ses ve görüntü çok iyidir, ama gerektirdiği teçhizatı ve masrafı dolayısıyla telesineler pek yaygın değildir. Genellikle film, gerçek aspect oranında olacaktır, bununla beraber 4:3 telesineler de mevcuttur. Buna en iyi örnek geçen sene kaydedilen JURASSIC PARK 3 TC'dir. Telesine, film sırasında ekranda görüen bir zaman sayacı olduğu için zaman kodlamasıyla çakışmaz...



SCREENER (SCR)

Bir filmin promosyon amaçlı VHS kaseti, piyasaya çıkmadan önce dükkanlara ve diğer bazı yerlere gönderilir. Bir Screener, VHS kasedi formatındadır ve genellikle 4:3 (tam ekran) aspect oranına sahiptir. Bunun dışında geniş ekran olanları da bulunabilir. En büyük dezavantajı; ekranın altından geçen ve telif hakları ile kopya-yazılım ihbarı için telefon numarasının yazdığı mesajdır.. Ayrıca, eğer kasedin seri numarası ya da kasedin içine doğru bir çizgi var ise; bunlar genellikle siyah bir çizgi ile olmak üzere, o bölgenin üstü çizilerek bloke edilmelidir. Bu genellikle sadece birkaç saniyeliktir, fakat maalesef bazı kopyalarda bu olay tüm film boyunca sürer ve bazıları oldukça büyüktür. Kullanılan araç-gereçe bağlı olarak, screener kalitesi-eğer MASTER kopyasından yapılmışsa- mükemmel kaliteden, eğer kalitesiz malzemenin kullanıldığı eski bir VHS Kaydedicisi ile yapılmışsa düşük kaliteye kadar değişir. Çoğu screener VCD'e dönüştürülür, ancak bazı SVCD denemeleri de oldu ve bazıları VCD'ninkilerden daha kaliteli idi.




DVD-SCREENER (DVDscr)

Aynı şekilde screener'lardan bazıları DVD'ye dönüştürülür. DVD retail'lerin içerdiği bazı ekstralar dışında genellikle geniş ekrandır(widescreen). Uyarı mesajları her zaman siyah kısımda olmayabilir; dolayısıyla bu, izleme zevkini bölebilir. Rip edenin yeteneğine bağlı olarak DVD Screener'lar çok iyi kalitede olabilir.
DVD Screener'lar genellikle SVCD ya da Divx/XviD formatlarına dönüştürülür.





DVDRip

Piyasaya sürülen DVD'nin son kopyasıdır. Mümkünse bu, tekrar pre-retail(örneğin, Star Wars Episode 2) olarak piyasaya sürülür ve mükemmel kalitede olur. DVDRip'ler, SVCD ve DivX/XviD olarak yayımlanır.



VHSRip
Genellikle kaykay/spor videoları ve XXX gösterimleri olmak üzere retail VHS'den dönüştürülmüşlerdir.


TVRip
Tv programları; ya ağ üzeri (dijital kablo/uydu dekoderleri aracılığıyla cap edilenler daha uygundur) ya da gösterim öncesi -uydunun şebekeye programı birkaç gün önceden göndermesi(bazılarında titreşimler oluyor)- şeklindedir. 'WWF Raw Is War' gibi ekstra bölümler içeren bazı progamlar ve kamera/yorum testleri ayrıca rip dahilindedir. PDTV, dijital bir TV PCI kartından cap edilir, bu genellikle iyi sonuç verir, öyle ki bazı grupların bunları SVCD olarak yayınlama eğilimleri görülmektedir. Bütün VCD/SVCD/SivX/Xvid ripleri TV görüntüsüyle desteklenmektedir.

TVRip
Analog kaynakli TV-kartlari ile yapilmis kayitlar icin kullanilir.





STV

"Straight To Video. Was never released in theaters, and therefore a lot of sites do not allow these" Sinemalarda değil, yalnız DVD veya TV lerde gösterime sunulan filmlerdir. Örneğin Starship Troopers..




WORKPRINT (WP)

Workprint, henüz bitmeyen bir filmin kopyasıdır. Filmde eksik sahneler ya da müzikler olabilir. Kalite mükemmelden, çok kötüye kadar değişir.. Bazı Workprint'ler son baskısından oldukça farklıdır (Men In Black'te yaratıklar ve oyuncular olmaları gereken yerde değillerdi) ve diğerleri de ekstra sahneler içeriyor bile olabilir (Jay and Silent Bob). WP'ler, eğer ki iyi kalite bir kopyası edinilirse, koleksiyonda hoş bir ilave versiyon işlevi görebilir.






DVBRip

Dijital kartlarla yapilan kayitlar icin kullanilmasi cok daha dogru olur
kalite nerdeyse DVDRip ile esdegerdedir. Bu yüzden TVRip ile DVBRip birbirine karistirilmamasi gerekir.




DVB
Digital video broadcast, türleri su sekildedir: DVB-S, DVB-C, DVB-T MPEGII olarak uydudan, kablodan hatta terestirik olarak bir cati veya oda anteni ile bizlere ulasir (DVB-T bazi Avrupa sehirleri icin gecerlidir) , rip olayini bir pci-karti ile inanilmaz bir sekilde kolaylastirir.




DivX Re-Enc

Divx re-enc, orjinalini VCD kaynağından alan ve ufak boyutta bir DivX dosyasına re-encode edilen filmdir. Çoğunlukla dosya paylaşanlarda görülür, ve bunlar genellikle 'Film.İsmi.Grup(1of2)' şeklinde etiketlenirler. Bu işi yapan gruplardan en bilinenleri; SMR ve TND'dir. Bunlar aslında, eğer bir filmin 200MB'lık kopyasına sahip olup olmama konusunda kararsız değilseniz tabi, download etmeye değmezler. Genellikle uzak durun.



Watermarks (Filigranlar)

Birçok film Asya Silver'ları ve PDVD'lerden gelir ve sorumlu kişi tarafından etiketlenir. Bu etiketleme genellikle bir harf/ilk harf veya genellikle köşelerden birinde bulunan küçük bir logo şeklinde olur. En meşhurları; "Z","A" ve "Glove" filigranlarıdır.




Asian Silvers / PDVD

Bunlar, doğulu bootlegger'ların çıkarttığı filmlerdir.. Genellikle bazı gruplar tarafından, kendileri adına çıkartmaları için satın alınırlar. Silver'lar çok ucuzdur, birçok ülkede mevcuttur ve yeni bir versiyonunu çıkartmak da kolaydır. Bu yüzdendir ki, şu anda bu işin içinde oldukça kişi var. Bunların çoğunluğunu ise birkaç dağıtımdan öteye gidemeyen küçük gruplar oluşturur.
PDVD'ler ise DVD'ye konulan şeyin aynılarıdır. Çıkartılabilir altyazıları vardır ve kalite olarak silver'lardan çok daha iyidirler. Normal bir DVD gibi rip edilirler, ancak VCD şeklinde dağıtılırlar.



FORMATLAR;

VCD
VCD MPEG1 tabanlı bir formattır. Sabit , 1150 kbit bitrate'e ve 352x240 çözünürlüğe sahiptir. Genellikle düşük kalitede (KAMERA / TS / TC / VHS çekim / TV çekimi(analog) küçük boyut elde etme, tek cd'ye sığdırabilme amaçlı kullanılır. VCD'ler ve SVCD'ler süreye dayalıdır, yani bir diskin kapasitesinden daha büyük bir MPEG film gene de (süre sayesinde) 74 dakikalık bir CD'ye sığabilir.


SVCD
SVCD ise MPEG2 bazlıdır (DVD gibi) ve 2500kbit'e kadar değişken(variable) bitrate değerlerine izin verir, ayrıca 480x480 (NTSC) çözünürlüğe sahiptir, ve oynatıldığı zaman 4:3 görüntü oranını alır. Değişken bitrate'ten dolayı tek CD'ye sığacak uzunluk kesin bilinmemektedir, fakat genellkle 35-60 dakikanın bir CD'ye sığdığı görülmüştür. Değişken bitrate kullanarak SVCD yapımı sırasında çoklu geçişler (multi-pass) kullanılırması önemlidir. Belki yapım süresi uzar, fakat sonuç daha net olur.


XVCD/XSVCD
Basit bir şekilde kurallara uymayan VCD'lerdir. Daha yüksek birate ve çözünürlük değeri alabilirler, ama sonuçta durum VCD'yi oynatacak makinenin kapasitesine bağlıdır. XVCD'ler ortalıkta fazla görünmez, çünkü genellikle amacı internete yaymak değil de ev kullanımı için tercihtir.



DivX / XviD
DivX formatı multimedya platformları için tasarlanmıştır. İki codec kullanır: biri düşük hareket (low motion), öbürü ise yüksek hareket (high motion). Uzun süre önce yapılmış filmlerin çoğu low-motion olarak yaratılmıştır, ve high-motion da da problemler vardır. İki codec arasındaki değişimleri sağlayarak daha kaliteli sonuçlar elde edebilmek için SBC (Smart Bitrate Control-Akıllı Bitrate Kontrolü) adlı bir metod geliştirilmiştir. Çok yüksek işlem değeri ve karmaşık alogoritmalar ile yapıldığından dolayı DivX filmlerin DVD Player'larda çalışmaları şu an için mümkün değildir. Fakat bazı firmalar şu an DivX player ürünler üretiyor, hatta satıyorlar, fakat bu makineler de her yerde bulunmuyor. DÜZGÜN DivX'ler genellikle DVD'lerden rip edilmiştir ve bir CD'ye 2 saatlik iyi kalite DivX sığdırılabilir. Farklı türde codec'ler mevcuttur, en ünlüleri Divx ile XviD dir.



CVD
CVD, CVD ile SVCD'nin bir kombinasyonudur. Genellikle bir çok DVD Player tarafından desteklenirler. SVCD'nin MPEG' bitrate'lerini destekler ama 352x480(NTSC) çözünürlüğü kullanır, çünkü yatay çözünürlük fazla önemli sayılmaz. Şu anda hiç bir grup CVD yayınlamamaktadır.



DVD-R
DVD-R, en popüler DVD yazma çözümüdür (DVD-RAM,DVD+R gibi farklı seçeneklerin arasından sıyrılır). Taraf başına 4.7 gb veri taşır, çift taraflı yazılabilir DVD'elr de mevcuttur, böylece tek diskte yaklaşık 10 GB taşınabilir. SVCD 'nin MPEG2 görüntüleri DVD-R'a yazılıp izlenmeden önce dönüştürülmelidir. DVD'den DVD-R'a kopya yapmak da mümkündür, ama bazı durumlarda extralar/diller yer sorunu yaratmamaları açısından kaldırılır.




MiniDVD
MiniDVD ile cDVD, DVD formatının standart bir CDR/CDRW üzerinde olmasıdır. Yüksek çözünürlük/bitrate değerlerinden dolayı bir MiniDVD diskine 18-21 dakikalık görüntü yazılabilir, fakat bu format sadece birkaç oynatıcı tarafından desteklenir.



MKV
Matroska Video Avi /Ogm gibi bir dosya türüdür, RealMedia formatının çok geliştirilmiş şeklidir esasen. Tek dosyada altyazı, film cover vs. çoklu seçeneklerde kodlanabilir fakat, donanım DiVX lerde desteklenmez. Pek çok sitede de tavsiye edilmez, güçlü bir donanım gerektirir.



ÇEŞİTLİ BİLGİLER

Regional Coding (Bölgesel Kodlama)

Bölgesel kodlama; filmlerin Amerikan DVD'lerini alan insanların, kendi ülkelerinde bunları erken izlemelerini ya da Amerika-dışı distribütörlüğünü başka firmaların yaptığı eski filmlerin, Amerikan firmaları aracılığıyla ülkedışına ihracıını engellemek için dizayn edildi.. Birçok playerın bölgesel kodlaması, bir çip aracığıyla ya da kumanda yardımıyla kaldırılabilir.



RCE
RCE (Bölgesel Kodlama Arttırıcısı), "Çok Bölgeli" player'lar yaratmak için dizayn edilmişti, ancak birçok hata oluştu ve üstesinden gelindi. Şu anda çok az sayıda film RCE kodludur ve bunlar da hiç tutulmazlar...

Macrovision Macrovision, ticari DVD'lerin çoğunda bulunan kopya korumasıdır. Eğer DVD kopyalanırsa; VHS'nin analiz edemeyeceği sinyaller gönderilir -ki bu sinyaller sayesinde ekranda çizgiler gözükür ve görüntü karanlıklaşır. Kimi DVD Player'larda (örneğin Tescos'un Dansai 852'si) macrovision'un kaldırılabileceği gizli bir menü mevcuttur. Ayrıca Maplin'den (www.maplin.co.uk) alınacak 30 pound'luk bir "görüntü sabitleyicisi" ile de bu koruma kaldırılabilir.



NTSC/PAL
NTSC ve PAL, dünyada kullanılan iki temel standarttır. NTSC PAL'dan daha yüksek framerate'e sahiptir(29fps-25fps) fakat PAL'ın daha yüksek çözünürlüğü vardır ve daha keskin görüntüler elde edilir. PAL sistemlerinde NTSC diskleri oynatmak, NTSC sistemlerinde PAL diskleri oynatmaktan çok daha kolaydır -ki bu İngilizler için iyi bir olaydır. RGB(Red-Green-Blue) destekli bir skart girişi; NTSC görüntüsünü çoğu yeni televizyonlarda tam renk olarak oynatacaktır, ancak bunu VHS kasedine kaydetmek için NTSC'yi PAL50'ye(çoğu DVD player'ın kullandığı PAL60 değil) dönüştürmek gerekecektir. Bu dönüştürmenin tam sonuç verebilmesi için; pahalı bir converter(200 pound ve yukarısı), tümleşik bir converter (Dansai 852/ bazı Daewoo'lar/ Samsung 709) ya da her formata kayıt yapabilen dünya standartlarında bir VCR'a gereksiniminiz vardır.



SÜRÜM DOSYALARI

RARset
Bu filmler RAR biçimindedir ve v2 (rar>.rxx) ya da v3 (part01.rar > partxx.rar) şeklindedirler.



BIN/CUE
.cue dosyasını notepad ile açın ve ilk satırda sadece dosya ismi dışında bir yazı yazmadığından emin olun. Sonra Nero ile cue dosyasını açın ve program bu dosyayı VCD/SVCD formatında yazacaktır. TVRip'ler MPEG olarak yayınlanırlar. Divx dosyaları ise sadece divx ve .avi şeklindedir.



NFO
NFO dosyası filmi yayınlayan grubun reklamını yapmak amacıyla film ile birlikte koyulur. Bu dosyada yayınlama hakkında genel bilgi, format, kaynak, boyut ve işe yarayabilecek bazı notlar bulunur. Bunlar aynı zamanda yeni üye alma ve grup için donanım istemek amacıyla da kullanılırlar.



SFV
Bunlar genel olarak site düzeyinde, her bir dosyanın upload edilip edilmediğini kontrol etmek için kullanılır. Ayrıca SFV, bütün dosyaların olup olmadığını veya CRC(Cyclic Redundancy Check) doğruluğunu kontrol eden insanlar için de kullanışlıdır. Bu dosyaları kullanabilmek için pdSFV veya hkSFV gibi programlar gereklidir.

USENET BİLGİ

Access (Giriş)

Newsgroup'lara girebilmek için news server'ına ihtiyacınız vardır. Birçok ISP(Internet Service Provider) bunu sağlar, fakat bu genellikle düşük geçerlilikte (dosyaların server'da bulunma süresi) ve düşük bütünlülükte (dosyaların tam olma sayısı) olur. En iyi hizmet için, premium bir news server'ı satın alınmalıdır. Bu server'lar aynı zamanda sık sık bandwidth(bant genişliği) sınırlaması koyarlar.



Software (Yazılım)
Binary newsgrouplarındaki dosyalara erişim yapabilmek için newsreader'a ihtiyacınız vardır. Birçok farklı reader bulunmaktadır ve hangisinin iyi olduğu tamamıyla kişisel tercihe kalmıştır. Xnews/ Forte Agent/ BNR 1/ BNR 2 şu ana dek en popüler olanlarıdır. Outlook da newsgroupları okuyabilir, ancak kullanılmaması tavsiye olunur.



Format
.rxx dosyaları gibi, .pxx/ .par şeklinde dosyalar görürsünüz.. Bunlar PARITY dosyalarıdır. Parity dosyaları usenet post'larında yaygındır, ve çoğu zaman bazı server'larda en az bir ya da iki bozulmuş dosya mutlaka bulunur. Parity dosyası rar setinde kayıp olan HERHANGİ BİR dosyanın yerini değiştirmek için kullanılır. Ne kadar fazla PAR dosyanız var ise, o kadar değiştirebileceğiniz dosyanız var demektir. Bu işlem için SMARTPAR isimli programa ihtiyacınız vardır.




ETİKETLER

PROPER (DÜZGÜN)

Bu işin kurallarına göre, kim ilk Telesync'i yayınlarsa yarışı o kazanır. Fakat eğer filmin kalitesi düşük ise diğer bir grup aynı filmin başka bir telesync'ini(ya da aynı kaynağın daha kalitelisini) koyar ve kopyalamayı önlemek için PROPER etiketini dosyaya ekler. PROPER, bu sahnedeki en öznel etikettir ve birçok insana göre PROPER'ın orijinalinden daha iyi olup olmadığı tartışılır. Birçok çaresizlik içindeki grup da, PROPER'ları sırf yarışı kaybetmemek adına yayınlarlar. PROPER'ın yayınlanma sebebi NFO'da mutlaka belirtilmelidir.



SUBBED (ALTYAZILI)

VCD olayında, eğer yayınlanan film altyazılı ise bu demektir ki altyazı film boyunca görüntüyle birlikte encode edilmiştir. Bunlar genellikle Malezya/ Çin/ Tayland dillerinde olur ve bazen ekranın büyük bir kısmını kaplayan iki farklı lisan birden olur. SVCD'ler değiştirilebilir altyazıları destekler ve bazı DVDRip'ler de değiştirilebilir altyazılarla yayınlanırlar. Bu olay, eğer mevcut ise NFO dosyasında belirtilir.



UNSUBBED (ALTYAZISIZ)
Eğer bir film altyazılı yayınlanmışsa daha sonra bunun altyazısız sürümü çıakrtılabilir.



LIMITED (SINIRLI)

Sınırlı bir film demek, filmin sınırlı sayıda sinemada oynandığı anlamına gelir. Bu sayı genellikle 250 sinemanın altıdır. Genellikle kısa filmler limited olarak yayınlanırlar.



INTERNAL (DAHİLİ)

Dahili bir sürüm birçok sebebe bağlı olabilir. Klasik DVD grupları çok sayıda DAHİLİ sürüm çıkartır, çünkü o filmde kopyalama olsun istemezler. Ayrıca düşük kalite sinema ripleri DAHİLİ olarak yapılır, ve bu; ya grubun prestijini düşürmemektendir ya da daha önce yapılan riplerin sayısı fazla olduğundandır. DAHİLİ sürüm, grupların üye sitelerinde normal bir şekilde bulunur fakat site yöneticilerinin izni olmadan başka sitelere aktarılamazlar. Bazı DAHİLİ sürümler filmin ismine ve popülerliğine bağlı olarak hala IRC/Newsgroup gibi yerlere düşüyorlar. Yılın başlarında insanlar Centropy'nin "dahili" sürümler çıkarttığından bahsediyorlardı. Bu da demek oluyor ki grup, filmleri sadece üyeleri ve site yöneticileri için yayınlıyordu. Bu, alışılmış bir tanım için farklı bir durum.




STV
Straight To Video(Direkt Video'ya) asla sinemalarda gösterilmedi ve bu yüzden birçok site bunları kabul etmezler.



ASPECT RATIO TAGS (ASPEKT ORANI ETİKETLERİ)
Bunlar widecreen(geniş ekran) için *WS* ve fullscreen(tam ekran) için *FS*dir.



RECODE

Recode; filmin önceden yayınlanmış versiyonunun, içindeki altyazıları kaldırmak ya da renklerini düzeltmek suretiyle TMPGenc'den filtre edilen versiyonudur. Daha iyi gözükürler fakat bunlar, grupların kendi kaynaklarını sağlama beklentileri yüzünden fazla dikkate alınmazlar.




REPACK
Eğer grup kötü bir rip yayınlamışsa, problemleri düzelten bir Repack yayınlarlar.




NUKED

Bir film birçok sebepten dolayı nuke edilebilir. Özel siteler kurallar çiğnendiği("Telesync Yasak" olan yerlere telesync koymak) için nuke atabilir, fakat filmde oldukça büyük sorunlar var ise(20 dakikalığına sesin olmaması, 2.CD'nin farklı film/oyun çıkması) global nuke atılır ve bu dosyaları sitelerde dağıtan insanların kredileri düşer. Nuke edilmiş filmler hala p2p/usenet gibi kaynaklara ulaşabilir ama ilk olarak neden nuke edildiğini kontrol etmek akıllıcadır. Çünkü, eğer gruplardan biri birşeylerin ters olduğunu anlarsa, nuke'lerini geri talep edebilirler.

NUKE SEBEPLERİ : :Aşağıdaki liste bir filmin nuke edilme sebepleridir (Genellikle DVDRip için)

** BAD A/R ** : : Kötü aspekt oranı. Eğer filmde karakterler çok şişman/zayıf gözüküyor ise.
** BAD IVTC ** : : Kötü ters telesine. Framerate dönüştürme işlemi yanlış ise.
** INTERLACED ** : : Hareket halinde gözüken siyah çizgiler. Alan düzeni yanlış ise.

DUPE (KOPYA)
Kopya olayı çok açıktır. Eğer birşey var ise, geçerli bir neden olmadan onu tekrar var etmenin bir anlamı yoktur.

11 Ocak 2010 Pazartesi

Adplanner Nedir ve Ne İşe Yarar ?

adplanner, Google, işe, ne, nedir, reklam, yarar

Google’nin son çıkarttığı sevislerinden biridir.Bir nevi rekabet yönetim aracıdır. Rakiplerinizin Hit bilgilerine ulaşmanızı sağlar  AdPlanner yada İsmindende anlaşılacağı gibi “web reklam” ile alakalıdır.  Sitenizin hangi kategorilerle ilgili olduğunu seçiyorsunuz ve analytics ile birşeştiriyorsunuz. Bu sayede reklam verenler sizi tercih edebiliyorlar. Mesela bizim blogumuzdada  en altta “Find Me On Google AdPlanner” yazılı küçük bir banner görebilirsiniz. Bu sayede sitemizin istatistiklerini görebilirsiniz.
AdPlanner sayesinde birde sitenize ne tür ve hangi boyutlarda reklamlar alabilceğinizi de seçebiliyorsunuz. Bunlarda reklamverenler için dikkat edilmesi gereken detaylardan tabiki.
Örnek olarak bizim sitemizin formunu şu şekilde doldurdum:
Placement Type:In-page, Floating, Transitional, In-stream Video, In-stream Audio
Creative Format:Text, Image, Video (in-stream / overlay), Flash/Rich Media, Audio
Ad Size:300×250, 468×60, 125×125, 120×600
Bu arada başkaları sizin sitenizin bilgilerinin kullanmaması için sizlerin sitenizi “Webmaster Tools” da doğrulamış olmanız gerekmektedir.
Henüz bir yarını görmesemde,  güzel bir fikir olduğunu düşünüyorum. Biraz bekleyelim bakalım bir faydasını görecekmiyiz :)
alıntıdır (12-01-2010)

Carpe diem nedir Carpe diem ne anlama gelir Carpe diem ne demektir

 anı yaşa, carpe diem nedemek, carpe dim, gününü gün et, gününü yaşa, hayat ile ilgili anlar, hayatı yaşa, nedir

“Carpe diem nedir?”  Diye soranlar işte yanıtı burada…

Bu günkü hazırladığım makalem biraz enteresan aslında. Konu nerden aklına geldi derseniz oda enteresan aslında .Kavak  yelleri adlı diziyi izlerken, bir konuşmada geçti bende araştırdım ve bu makaleyi size hazırladım.
Carpe diem kelimesinin tarihçesine bakacak olursak Latin edebiyatının en ünlü ozanlarından biri olan Horatius’un bir dizesinde geçen [Od’lar I, xi?] “gününü yaşa” ,”anı yaşa” ,”zamanın tadını çıkar” manalarına gelmekteymiş. Bende yeni öğrendim aslında .
Bu kelime Hazcı felsefeye sahip kişilerin gelecek endişesi taşımadan yaşadıkların anın değerini vurgulamak için yapılan bir uyarıdır.
XIX. (19’uncu) Yüzyılların Byron’ın eserlerinde sık sık tekrarladığı  “günü yakala” (seize the day), Sözünde vurgulayarak yaşantımızdaki anı kaçırmamız gerektiğini ve o anı yaşamamız gerektiğini belirtmektedir.
Kimi Hıristiyan manzumelerindeyse “günü anlamlı yaşa” anlamında kullanılan carpe diem, insanların bedenlerini uyku yerine, ruhlarını ölüme hazırlamaları gerektiğini vurgulamaktadır.
Ben öğrenmem gerekenleri öğrendim umarım sizlere de yaralı olmuştur sevgili okurlarım.

Son Olarak Çok Güzel Hareketler Bunlar Skec içi esprisi olarak
Carpe Diem Başka Bişey Demiyem :D

7 Ocak 2010 Perşembe

Google gears nedir | google nasıl kullanılır [Video anlatım]

 google gears, google gears nedir, google gear, google gears nasıl kullanılır, google heart

Geçtiğimiz yazılarda Google’ın servislerinden ve çalışma alanlarından bahsetmiştim. Bu yazıda Google’ın çok da eski olmayan ve yeni yeni hayatımıza giren bir servisinden bahsedeceğim: Google Gears

Gears, çoğumuzun bilmediği, bilenlerimizin de muhakkak eksik tanıdığı bir servis diyebiliriz. Gears’ın başlıca amacı, internet bağlantısı olmadığında da web tabanlı servis ve uygulamaların kullanılmasını sağlamak. Bunun kulağa imkansız gibi geldiği doğru. Ancak Google’ın yeni teknolojiler ve depolama konusundaki profesyonelliği ile bu artık mümkün.
Bir web sunucusu ve veritabanı yazılımıyla bilgisayarda depolanan bilgiler, siz internete bağlı olmasanız da bu servisleri kullanmanızı sağlıyor. İnternete bağlandığınızda ise yeni çalışmayı eşitleyerek güncelliği sağlıyor.

Gears’ın marifeti bununla da sınırlı değil. Kullandığı API modülleri ile kullandığınız web tarayıcısının daha da hızlanmasını sağlıyor. Worker Pool adı verilen bu modül ile JavaScript kodları daha fazla işlenerek hızın artması sağlanıyor.

Gears açık kaynak olma özelliğiyle de yazılımcılar tarafından geliştirilmeye müsait bir servis. İşletim sistemi bağımsızlığı nedeniyle de Mac’ten Linux’a kadar birçok geliştirici tarafından işletim sistemlerine uygulanabiliyor.
Gears’ın kullanıldığı servislerin başında Google Docs ve Gmail geliyor. doc ve XLS gibi posta ekleri Gears sayesinde çevrimdışı okunabiliyor.
Gears’ın kaynak kodlarına Google Code sayfasından ulaşabilirsiniz. Şu an için mucize beklemememiz gereken program, yakın gelecekte vazgeçilmez bir program olma yolunda ilerliyor.

5 Ocak 2010 Salı

Microsoft Kodu: Microsoft'un yeni Oyun geliştirme aracı

 microsoft kodu nedir? kodu indir, microfot kodu
microsoft kodu programı

Kodu projesinin temeli programlama arayüzüdür. Dil basit ve tamamıyla simge tabanlıdır. Programlar sayfalar şekilde oluşturulur ve bu sayfalar kurallarla, kurallarda koşullar ve eylemlere bölünmüştür. Koşullar aynı anda değerlendirilmektedir.Kodu dili özellikle oyun geliştirmek için tasarlanmıştr ve oyun senaryolarında esinlenen kavramları kullanmanıza olanak sağlar. Programlar fiziksel terimlerle (görme, işitme, karakteri kontrol etme gibi …). Klasik programlama dillerine benzememekle beraber Kodu gelişmiş oyun programları tasarlamanıza olanak verir.


Kodu Projesi Hakkında:

"Kodu is a new visual programming language made specifically for creating games. It is designed to be accessible for children and enjoyable for anyone. The programming environment runs on the Xbox, allowing rapid design iteration using only a game controller for input."
kaynak:microsoft kodu

Kodu ozellikle oyun geliştirmek için yapılmış bir görsel programlama dilidir. Çocuklar için kolaylıkla ulaşılabileceği ve herkesin hoşuna gidecek şekilde dizayn edilmiştir. Programlama ortamı Xbox’ta sadece oyun kontrolörünü kullanarak ta hızlı tasarım geliştirmeye izin verecek şekilde de çalışır. Kodu yu PC de kullanacaksanız yine de oyun kontrolörüne ihtiyacınız olacaktır.
Yaratıcı bir ortamda Programlama

Programlama Arayüzü
Kodu projesinin temeli programlama arayüzüdür. Dil basit ve tamamıyla simge tabanlıdır. Programlar sayfalar şekilde oluşturulur ve bu sayfalar kurallarla, kurallarda koşullar ve eylemlere bölünmüştür. Koşullar aynı anda değerlendirilmektedir.
Kodu dili özellikle oyun geliştirmek için tasarlanmıştr ve oyun senaryolarında esinlenen kavramları kullanmanıza olanak sağlar. Programlar fiziksel terimlerle (görme, işitme, karakteri kontrol etme gibi …). Klasik programlama dillerine benzememekle beraber Kodu gelişmiş oyun programları tasarlamanıza olanak verir.
Bazı Ekran Görüntüleri
Oyun yukleme ekranı
Oyun yukleme / community ekranı


Bu da kaplumbağamız!

Fiziksel sensorler kural yazmada kullanılır!
Başlıca Özellikler
Kodu sizlere oyun için kendi ortamınızı tasarlamaya, inşa etmeye ve oluşturduğunuz oyunu oynamaya imkan verir.
  • Gerçek-dünya kavramlarını yüksek seviyeli dil ile birleşmiştir: çarpışma, renk, görme …


  • XBOX 360 oyun kontrolörü
    XBox 360 oyun kontrölürünü kullanır – klavyeye ihtiyaç yok

  • XBox 360 ve PC de çalışır
  • Etkileşimli arazi (harita) editoru
  • Köprü ve yol yapımı
  • Arazi Editoru – rastgele boyutlarda ve büyüklüklerde dünyalar oluşturun
  • Değişik yeteneklerde 20 değişik karakter
Kurulum sırasında bilgisayarınızda .NET Framework 3.5 ve XNA Framework 3.1′i arayacaktır, kurulu değilse indirmeniz için gerekli linkleri verecektir. Kurulu ise aşağıdaki ekran karşınıza çıkacaktır.

Kurulum bitip Kodu Game Lab‘ı başlattığınızda PC niz XBox 360 oyun kontrolörü yoksa aşağıdaki uyarıyı verecektir.

devam ederseniz Kodu Game Lab ana ekranını göreceksiniz.

Kodu ile ilgili ayrıntılı bilgi ve kendisine http://research.microsoft.com/en-us/projects/kodu/ adresinden ulaşabilirsiniz.
Kodu Academic v1.0.7.0 i aşağıdaki linklerde indirebilirsiniz!
rapid link | transfer.ro (10 gun içinde link geçersiz olacaktır) | torrent link

2 Ocak 2010 Cumartesi

termal macun nasıl kullanılır, termal macun nedir, termal macun sürme ve temizleme

termal, macun, nasıl sürülür, nasıl, kullanılır, nedir, sürme, temizleme, fiyatı, fiyatları, termal macun nasıl kullanılır, termal macun nedir, termal macun sürme ve temizleme






 Termal Macun Anakarta taştı işlemci yuvasına taştı anakart zarar görürmü

temalmacun elektriği iletmez ısıyı iletir. yani anakarta gelirse elektriği iletmeyeceğinden bir sorun teşkil etmez


Termal macunlar; işlemci yüzeyi ve soğutucu tabanındaki çok küçük boşlukları doldurarak, işlemci yüzeyinde oluşan ısının soğutucu tabanına sağlıklı bir şekilde transfer edilmesini sağlayan ve yoğunluklarından dolayı "macun" olarak adlandırılan karışımlardır. Termal macunların içeriğinde bol miktarda silikon, karbon, bor nitürü, metal oksit, alüminyum oksit, bakır-gümüş, alüminyum-çinko tozları bulunur. Çok farklı yapı, renk ve yoğunlukta bulunan termal macunların, nasıl sürüldüğü ve temizlendiği hakkında kısa bir yazı hazırladık.
Anakartımız ve üzerinde bulunan standart stok soğutucu:
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi
Stok soğutucuyu, yanlarında bulunan çevirmeli klipsler yardımıyla anakarttan ayırıyoruz:
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi IMG 9900.JPG 600
Görüntü pek iç açıcı değil:
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi IMG 0004.JPG 600
Biraz daha yakından bakınca, termal macunun işlemci yüzeyine yoğun bir şekilde yayıldığını görebiliyoruz:
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi IMG 0009.JPG 600
İşlemci yüzeyinden yada soğutucu tabanından termal macun artıklarını temizlemek için malzeme listemiz çok kısa; termal macun temizleyici sıvı ve bir parça pamuk.
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi IMG 0012.JPG 600
Üzerinde macun artıkları olan işlemcinin yüzeyine bir miktar termal macun temizleme sıvısı döküyoruz. Burada dikkat edeceğimiz nokta "miktarın" ne kadar olacağıdır. Macunun yoğunluk durumuna göre göre 2 ya da 3 damla yeterlidir. Peki çok sıvı fazla dökersek durum ne olur ? Cevap; kesinlikle "kötü" olacaktır. Termal macun temizleme sıvılarının içeriğinde çözücü kimyasallar bulunur. Bu kimyasallar özellikle termal macunlarda yüksek oranda kullanılan siliconu, hızlı bir şekilde ayrıştırır. İşlemci yüzeyi, çözülmüş termal macundan asla zarar görmez. Ancak çok fazla dökülen termal macun temizleme sıvısı, işlemci yüzeyinden çözülmüş macunla beraber işlemcinin altına doğru akacaktır. Termal macun temizleme sıvısı, sürüldüğü yüzeyden bir süre sonra buharlaşarak kaybolan bir yapıya sahiptir. Yani bu sıvı, işlemci altına temas etse de hiç sorun yaratmaz. Ama sıvının içindeki erimiş macun işlemcinin altında bulunan bileşenlere temas edecek ve "artık" bırakacaktır. İsterseniz temzileme sıvısını pamuğa damlatıp öyle de temizleme yapabilirsiniz ve acemi kullanıcılar için basit olan yöntem de budur.
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi IMG 0016.JPG 600
Temizleyici sıvı döküldükten sonra ayrışmaya başlayan termal macun:
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi IMG 0019.JPG 600
1-2 dakika bekledikten sonra, artıkları bir parça pamukla temizliyoruz. Pamuk, tavsiye edebileceğim bir malzemedir:
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi IMG 0020.JPG 600
İşlemci üzerinden macun temizlendi;
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi is.jpg 600
İşlemciye süreceğimiz termal macun:
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi
Kutu içeriğinde macunun yanında, plastik bir parça görüyoruz:
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi IMG 0038.JPG 600
En çok tartışılan konu: işlemci yüzeyine ne kadar macun kullanmalıyız ? Kesin bir miktar ölçüsü yoktur. Yani, "arkadaşlar, işlemci yüzeyine 1.22 gr. macun sürülecek, sür" demek biraz garip olur. Amacı anlamak, ne kadar macun süreceğinizi belirleyecektir. Amacımız; işlemci yüzeyi ve soğutucu tabanı yüzeyinde bulunan küçük boşlukları doldurmak. Bunun için, çok az bir miktar macun yeterli olur. Çok fazla kullanırsanız, soğutucunun anakarta montajından sonra, tabanın işlemci yüzeyinde oluşturacağı basınçtan dolayı, gereğinden fazla sürülen macun taşacaktır. Bu yüzden ince bir tabaka halinde sürülmesi en doğru yaklaşım şekli olacaktır:
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi i%C5%9Flemci.jpg 600
Macunu nasıl sürmeliyiz ? Canınız nasıl istiyorsa yada nasıl rahat ediyorsanız, o şekilde sürün. Kutu içeriğiden çıkan plastik parça, size bu konuda yardımcı olacaktır:
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi
Yada düzgün bir bıçak, falçata ucu yada düzgün bir plastik parça kullanılabilir:
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi IMG 0058.JPG 600
Macun sürülmüş işlemci yüzeyi. Yüzey üzerinde boşluk bırakmamaya özen gösterin:
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi IMG 0060.JPG 600
İşimiz bitince, macun sürülmüş işlemciyi anakarttaki yuvasını yerleştirip üzerine kullandığımız soğutucuyu takıyoruz:
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi IMG 0065.JPG 600

Termal Macun Temizleme Kitleri

Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi
İşlemci yüzeyi ve soğutucu tabanından macun artıklarını temizlemek için kullanılan bu sıvılar, oldukça becerikliler. Piyasada bulunan iki farklı marka olan Akasa Tim Clean ve ArtiClean'ı ufak bir testten geçirdik.
İlk testimiz; macun temizleme. Macunlar arasında koyu kıvamı ve yüzeye yapışma özelliği ile rakip tanımayan Artic Silver-5'den bir miktar, H-700 kasanın yan kapağına sürdük. 10 dk. sonra iki macunun üzerine, iki farklı sıvıdan 3'er damla damlattık ve bir parça pamukla macunları sildik.
Sonuç: her iki temizleme sıvısı, macunları sorunsuz olarak yüzeyden temizledi ve artık bırakmadı.
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi
İkinci aşamasında, teste biraz aksiyon katalım dedik. Sıcak hava tabancasıyla 90 derece sabit sıcaklıkta yan kapağa sürdüğümüz termal macunu ısıttık. Macun kesinlikle katılaşmadı ancak ilk sürüldüğü yoğunluğunundan biraz daha sert bir kıvama girdi. Her iki macunun üzerine sıvılardan yine 3'er damla damlatıp temizlik işlemine başladık. Her iki sıvı da hafif zorlanmalarına rağmen macun artıklarını başarıyla temizledi.
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi

Sonuç

Her iki temizleme sıvısı, eşit şartlarda test edildi. Sonuç olarak; iki marka da aynı fiziksel özelliklere, aynı temizleme gücüne hatta aynı kokuya sahip. Aralarındaki tek fark, Akasa Tim Clean 125 ml., ArtiClean ise 30 ml.lik plastik şişelerde satılıyor olması. ArtiClean'ın temizleme kitindeki ikinci şişe içinde bulunan sıvı, termal macun temizleme sıvısından sonra kullanıyor. Firmanın geçtiği bilgiye göre, ilk sıvıyla macun temizlendikten sonra arta kalan çok küçük macun artıklarını, ikinci şişedeki sıvı temizliyor. Ancak bu sıvı tek başına kullanıldığında, kalın macun artığı temizleme özelliği yok.
Evlerimizde bulunan kolonya ve aseton, macun temizleme kitlerinin alternatifleridir. Kolonya içinde bulunan alkolün çözücü özelliği bulunur ve iş bitimi buharlaşır. Aseton da güzel bir çözücüdür ve kolonyadan daha hızlı buharlaşır ama; çözücülüğünün yanında "boya sökücü" özelliği taşıdığından dolayı, asetonu macun temizlemede kullanmanızı tavsiye etmiyoruz.
Bunun yanında; termal macun sürülmesi ve macunun temizlenme aşamalarında işlemcinin anakarttan ayrılması gerektiğini, sanırım hatırlatmamıza gerek yok.
Termal Macun Sürme ve Temizleme Rehberi