7 Ocak 2010 Perşembe

Lost Kronolojisi & Lost Dizi Bölümleri

Lost Kronolojisi & Lost Dizi Bölümleri



1845'te İngiltere'den denize açılan Black Rock gemisi, bir sebepten dolayı adaya geldi.
(açık artırmadaki adama göre olay böyle olmuş, ancak gemide üzerinde dinamit yazan kutular gördük; zira dinamit adına ilk kez 1867'de, mucidi Nobel tarafından patent alınmış, çeviri yaparken farkettim bu olayı.. yani, ya gemi daha sonra adaya geliyor, ya da dinamitler daha sonra geliyor gemiye)

1852'de, Black Rock'ın seyir defteri, korsan ganimetleri arasında bulundu.

1954'te Amerikan ordusu, 20 tonluk Jughead adlı hidrojen bombasını adaya getiriyor. Richard ve Widmore'un da dahil olduğu Others, askerleri öldürüp bombayı ele geçiriyorlar.

1954'te geçmişe gelen Faraday, bombadaki sızıntıyı görüyor, ve onu gömmelerini söylüyor.

1956'da Richard, yeni doğmuş Locke'u ziyaret eder.

1961'de Richard Locke'u tekrar ziyaret eder, nesnelerden ona ait olanları seçmesini ister.

1964'te Ben ada dışında, Portland'da doğar, Horace onlara yardım eder.

1968'de, Sawyer doğar.

1970 (üç aşağı beş yukarı bu tarihte) DHARMA kurulur.

1971'de Radzinsky, Swan'i tasarlamaya başlıyor.

1972'de Richard, liseli Locke'u bir kampa davet eder ancak Locke bilim insan olmak istemez.

1973'te Benjamin Linus adaya gelir.

1973'te, genç Ben, ormanda Richard'ı görür. Richard ona "çok,çok sabırlı" olması gerektiğini söyler.

1974'te Sawyer, Horace'ın kapısına 2 adamının öldürülmesinin hesabını sormaya gelen Richard'a, "bombayı gömdünüz mü?" diye sorar.

1976'da, Sawyer'ın babası kendini ve karısını vurur. Jacob Sawyer'ı ziyaret eder.

1977'de Swan inşaası başlar. Amaç elektromanyetik deneyler yapmak. Dr Chang, bu istasyonun çok gizli kalması gerektiğini söyler.

1977'de Julietin yardımıyla, Horace ve Amy'nin oğlu Ethan adada doğar.

1977'de Kate doğar.

1977 Temmuzunda, Oceanic 6 adaya döner. Swan inşaasında bir delme işi sırasında, bir miktar elektromanyetik enerji serbest kalır.

1977'de, adaya gelmelerinin 4. gününde, Oceanic tayfası Hidrojen bombasını Swan'de ateşlemeye çalışır (5. sezon sonu) (The Incıdent)

1980'de Swan Orientation filmi çekilir. Artık amaç iki kişilik grubun, 540 gün boyunca, her 108 dakikada bir Swandeki bilgisayara sayılara girerek, biriken enerjiyi serbest bırakmalarıdır. Swan İstasyonu altına bir de, güvenlik
sistemi yapılır. Bu sistem elektromanyetik anormalliği kalıcı olarak mühürleyebilir.

1988'de Danielle'in de dahil olduğu Fransız bilim takımı, adaya gelir.

1988'de Ben, yeni doğmuş Alex'i Danielle'den alır, ve ona fısıltıları duyunca kaçmasını söyler.

1990'da Desmond manastıra girdi.

1991'deki Körfez Savaşı'ndan sonra Kevin Innman, Radzinsky ile birlikte Swan'e yerleşir.

1992'de (tarih kesin değil) Purge olayı olur, bütün Dharma çalışanları Tempest'dan gelen gazla ölürler.

1992'de Others'ın liderliği Ben'e geçer, kuralları kırıp ada dışında bir aile kurduğu için Widmore sürgün edilir.

1996'da, Ordudayken Desmond fırtınada bir helikopterle uçtuğunu gördüğü bir rüyadan uyanır.

1996'da, Desmond Oxford'a gider ve Faraday ile tanışır. Sabitinin Penny olmasına karar verir. Penny'den seneler sonra, 2004 noel akşamında verdiği numarayı aramasını ister.

2001'de Juliet adaya gelir.

2001'de Desmond, botu ile dünya turuna çıkar, ancak adaya gelir.

2004'te, Swandeki Desmond, Innman'ın peşinden dışarıya çıkar. Onu kazara öldürür. Swan'e geri döndüğünde, sayılar
ı bilgisayara geç girer. Bu durum yüksek miktardaki enerjinin birikmesine yol açmıştır; ki bu enerji 22 Eylül 2004'te, 815 numaralı Oceanic uçağını adaya düşürür.

48 kişi kurtulmuştur. Sahilde kamp kurarlar. Jack, Kate ve Charlie uçağın ön kısmını bulurla
r. pilot, kimsenin onları bulamayacağını, yanlış yerde arayacaklarını söyler. Akabinde Siyah Duman pilotu öldürür. Üçü sahile döner. Sayid, telsizi yüksek bir yerde çalıştırmalarını önerir. Dağda bunu denediklerinde, Fransızca olan sinyali Shannon çevirir: "Şu anda yalnızım. Adada yalnızım. Lütfen birisi gelsin. Diğerleri öldüler. onları öldürdü. Hepsini öldürdü..." Danielle Rousseau'nun bu mesajı 16 yıl, 5 aydır tekrarlanmaktadır. Yani 1994 Nisan ayından beri.

Yolcuların bir kısmı içme suyu için mağaralara yerleşir. Sayid, adanın haritasını çıkarmak için ordan ayrılır. Sahilde, bir ucu okyanusa, diğeri ormana giden bir kablo bulur, ve ormana doğru kabloyu izler. Rousseau'yu bulur, ve adada yalnız olmadıklarını öğrenerek ordan kaçar.

Hurley, Ethan'ın yolculardan biri olmadığını anlar. Ethan, Claire ve Charlie'yi kaçırır, ve Charlie'yi asar ancak Jack onu kurtarır. İki hafta sonra Locke, Claire'ı bulur, hafıza kaybı yaşamaktadır. Ethan, onun peşinden gelir, Charlie'yi tehdit eder. Ancak bir tuzak kurup onu köşeye sıkıştırdıklarında, Charlie Ethan'ı öldürür.

İki hafta sonra Locke, gizli bir kapak keşfeder. Onu açmanın yollarını arar, bu artık bir saplantı olmuştur. Aynı zamanda Boone ile, küçük bir uçak keşfederler. Boone uçağa tırmanır, ve telsizle konuşur. Telsizdeki bir adam "Orada biris
i var mı?" der. Boone: "Biz 815 uçağından kurtulanlarız" deyince telsizdeki adam "815 uçağından kurtulanlar bizleriz" der. Uçak bu sırada tepeden düşer, ve Boone kötü yaralanır. Locke onu kampa taşır, ancak Jack Boone'u iyileştiremez. Bu sırada Claire, Kate'in yardımıyla ormanda Aaron'ı doğurur.

Michael'ın yaptığı sal ile o ve oğlu Walt, Sawyer ve Jin, Others'ın saldırısına uğrarlar. Walt kaçırılır, üçü ise denize atlarlar. Rousseau, dinamit almaları için bir kaç kişiyi Black Rock adlı gemiye götürür.

2004'te, adaya gelişlerinden 44 gün sonra
, Oceanic yolcuları Swan kapağını dinamitle havaya uçururlar, ve içeriye girerler. Desmond onlara prosedürü anlatır. Bilgisayar bozulunca Sayid onu tamir eder. Numaraları bilgisayara girme işlemini Jack ve Locke devralır. Desmond Swan'den ayrılır, ve botu Elisabeth ile adadan ayrılır.

Kapağın açıldığı gece Shannon ormanda Walt'u görür; sırılsıklamdır, ve birden gözden kaybolur. Shannon, saldakilere bir şey olduğunu düşünür, ve Claire ile sahilde, mesaj şişelerini bulunca bunun gerçek olduğunu anlar.

Sawyer ve Michael, saldan kalan parçalarla adaya dönerler, ve Jin'in panikle onlara doğru koştuğunu görürler. Peşinden gelen Mr Eco, onları esir alır. Atıldıkları hücredeki Ana Lucia'ya, kim olduklarını anlatırlar. Ve hep birlikte kampa doğru yol alırlar.

Bu sırada Shannon, Walt'u tekrar görmüştür, ve onların yardımına ihtiyacı olduğunu düşünür. Walt'u bulmak için ormana gider, Sayid peşinden gelir. Ancak bu kez Sayid de Walt'u görür. Shannon, onun peşinden koşar, ve Ana Lucia tarafından yanlışlıkla vurulur ve ölür. Kuyruk bölümü yolcuları, kampa varmıştır. Ana Lucia kendini suçlu hisseder, ve yolculardan uzak durur. Ancak Jack ile arkadaş olurlar, Sayid de onu affeder. Goodwin, kuyruk bölümündeki 12 kişinin esir edilmesini sağlamıştır. Boone'un telsizde konuştuğu kişi de, Rose'un kocası Bernard'dır.

Charlie, Eco'yu küçük uçağa götürür. Kardeşi Yemi'yi bulan Eco, adada bir kilise yapmaya karar verir. Claire, Charlie'ye güvenmez, ve ondan uzaklaşır, çünkü Charlie'nin uçakta bulduğu Meryem Ana heykelciklerinin içindeki uyuşturucudan kullandığını düşünmektedir. Aaron hastalanınca, Claire ilaç bulmak için Kate ve Rousseau ile, The Staff adlı Dharma istasyonuna gider.

Rousseau, kendini Henry Gale diye tanıtan bir adamı yakalar., adaya bir balonla geldiğini söyler. Swan'de alıkonan adama özellikle Sayid hiç inanmaz. Tutsaklığı sırasında, bir kilitlenme olayı yaşanır, Swan'in tüm kapıları kilitlenir, ve paraşütle dışarıya yiyecekler düşer. Aksini ima etse de, Locke kapının altında sıkışmışken, Henry Gale gidip bilgisayara numaraları girmiştir. Bu sırada Locke kapıdaki, istasyonların yerlerini gösteren gizli haritayı görür.

Rüyaları ve kapıdaki haritayı izleyen Eko ve Locke, diğer istasyonları izleyen Pearl (inci) istasyonunu bulur. Locke'un inancı kırılır, ve numaraları girme işinin psikolojik bir deney olduğuna inanır. Eko ise, aksine bu işi sürdürmeleri gerektiğine ikna olur.

Bilgisayarda, oğlu Walt ile konuşan Michael, onu bulmak için kamptan ayrılır. Ancak Others tarafından yakalanır. Oğlu ile 3 dakika görüşmesine izin verilen Michael'a, Henry'i serbest bırakıp Jack, Kate, Sawyer ve Hurley'i onların kampına getirmesi durumunda Walt'u geri alabileceği sözü verilir. Michael Swan'e geri döner, Ana Lucia ve Libby'i öldürür. Henry'i serbest bırakır, ve kendini omzundan vurur. İkisinin cenazesi sırasında, Desmond botu ile adaya geri döner.

Michael, getirmesi gerektiği 4 kişiyi, Walt'u kurtarmaları konusunda ikna eder, ancak Sayid bunun bir tuzak olduğunu anlar. Planı Desmond'un botuyla onları takip etmektir. Yanına Jin ve Sun'ı alır.

Others, Jack ve arkadaşlarını tuzağa düşürür, ve hepsini tutsak eder. Söz verildiği üzere, Walt serbest bırakılır ve Michael'a bir bot, ve adadan ayrılması için gereken güzergah verilir. Hurley, diğer kazazedelerin yanına dönmesi ve onlara orda kalmalarını söylemesi için serbest bırakılır.

Bu esnada Sayid, Sun ve Jin, Others'ın kampına varmışlardır, ve Jack'in onlarla buluşması için bir sinyal ateşi yakarlar.

Bu sırada, yani Oceanic 815 yolcularının 67. günlerinde, Locke ve Desmond numaraları bilgisayara girmezler. Son anda Desmond, numaraları daha önce geç girdiğinde uçağın düşüşüne sebep olduğunu anlamıştır ama çok geçtir. Olağanüstü bir manyetik gücün etkilerini farkettiklerinde, Desmond güvenlik anahtarını çevirir. Bütün ada gürültülü beyaz bir ışıkla kaplanır.

Kutuplardaki iki adam, Penny'i ararlar, ve "onu bulduk" derler.

Jack, bir akvaryuma kapatılır ve orada Juliet ile tanışır. Sawyer ve Kate, ayı kafeslerine kapatılırlar. Others, Desmond'un botunu da kaçırır. Sun, Others'tan bir kadını ağır yaralar. Jack onu ameliyat etse de kadın kurtulamaz. Kocası Pickett, Sawyer'ı döver.

Desmond, kendisini 1996'da Londra'da Penny ile bulmuştur. Kafası karışıktır, son olayları hatırlamamaktadır. Widmore Endüstri'de bir iş bulamamış ve Widmore'un saygısını kazanamamış, ancak hayatına devam etmektedir. Des, sokakta gitar çalıp para toplamakta olan Charlie'yi görür, ve geleceğe dair anılarını hatırlar. Ancak bunlar hiç bir işe yaramaz. Penny için bir yüzük almaya gittiğinde, Bayan Hawkins ile tanışır; ki bu kadın gelecekteki olayları bilmektedir, ve ona evrenin herşeyi düzeltme yolundan bahseder. Des, Penny'den ayrılır, ve adaya düşme kaderinden kaçmanın hiç bir yolu olmadığını anlar. Kafasına aldığı bir darbe ile, adadaki zamana geri döner, kendini ormanda çıplak olarak bulur. Hurley ile karşılaşır, ve Hurley onun geleceği görebildiğini anlar.

Locke, sesini kaybetmiş olarak uyanır. Kampa döner, Boone'un bir havaalanında ona Eco'yu kurtarması gerektiğini söylediği hayaller görür. Charlie ile Eco'yu, bir kutup ayısı mağarasından kurtarırlar. Döndüklerinde olanları öğrenirler, ve diğerlerini kurtarmaya karar verirler, ancak önce Sayid'in bot ile dönmesini bekleyeceklerdir.

Jack, oraya Ben'in omurundaki tümörü alması için getirildiğini anlar, Juliet ona ameliyat sırasında Ben'i öldürmesini söyler (en azından öyle olduğunu iddia eder). Locke, Others'u Pearl istasyonundaki bilgisayar sayesinde bulabilmeyi ve arkadaşlarını kurtarmayı planlar. Eco'nun durumu kötüleşir, ve küçük uçağa doğru yol alır. Locke ve Sayid, Pearl istasyonuna giderler, ve ekranda Others'tan birisini, Mikhail'i görürler. Mr Eco, Siyah Duman'ın ikinci kurbanı olur, Yemi kılığındaki kişi "benimle kardeşinmişim
gibi konuşuyorsun" der, ve gözden kaybolur, ardından beliren Siyah Duman Eco'yu öldürür, onu ormanda gömerler. Locke, Eco'nun asasında, ona kuzeye gitmesini söyleyen gizli bir mesaj görür.

Alex Kate'i, Picklett'în karısının intikamını almak için Sawyer'ı öldüreceği konusunda uyarır. Juliet, Ben'in emriyle, Jack'i ameliyata ikna etmesi için Kate'i ona getirir, Kate ona ameliyatı yapmazsa Sawyer'ı öldüreceklerini söyler. Kate ve Sawyer, kafeste birlikte olurlar, çünkü Sawyer'ın son günü olduğunu düşünüyorlardır. Jack onları ekranda görür, ve kıskanır. Adadan gitmesi şartıyla Ben'in ameliyatını yapmaya razı olur. Kate ve Sawyer, dövüşür ve Pickett'tan kaçarlar. Alex'e rastlarlar, ve Karl'ı bot karşılığında beyin yıkama odasından kaçırırlar. Jack, ameliyat sırasında, Ben'in böbreğine bir çizik açar, dikmediği takdirde Ben kısa süre sonra ölecektir. Ben, Juliet'ten onların kaçmasına yardım etmesini ister, böylece Jack onun böbreğine açtığı kesiği dikecektir. Juliet, Sawyer'ı öldürmek üzere olan Pickett'ı öldürür. Kate, Sawyer ve Karl ana adaya giderler, Alex geride kalır. Juliet daha sonra, Others'tan birini öldürdüğü için yargılanır, ancak Jack onun idamının gerçekleşmemesini ister Ben'den. Others, ve Jack, ana adadaki barakalara giderler.

Kate, Sayid ve Locke, Rousseau'nun yardımını isterler, ve dördü Jack'i kurtarmak için kuzeye yol alırlar. Desmond, onu yıldırımdan ve Claire'ı kurtarırken boğulmaktan kurtardıktan sonra Charlie'ye yakında öleceğini söyler. Hurley, Charlie'nin moralini de düzeltmek için yeni buldukları bir Dharma minübüsünü tamir eder, ve onunla gezerler. Claire, göç eden deniz kuşlarını yakalamak ve ayaklarına yardım mesajı bağlamak gibi bir plan yapar. Busırada iki kişi, örümcek ısırığı ile felç olmuş, ve diri diri gömülmüşlerdir. Hurley, son olaylardan sonra Sawyer'ın lider olması gerektiğini söyler.

Kuzeye giderlerken Kate, Sayid, Locke ve Rousseau, Flame istasyonunu, ve Dharma'nın yaşayan son üyesi Mikhail'i bulurlar. Sayid, bodrumda saklanan Betrice'i bulur. Mikhail, sırları açıklamaması için Beatrice'i vurur, ve tutsak edilir. Bir gün sonra sonar çitleri geçerler. Locke felçli olduğu sırrını gizlemek için Mikhail'i çitlerin diğer tarafına iter, kendileri de bir dal ile telleri geçerler ve barakalara varırlar. Ancak Jack adadan ayrılmak konusunda kararını zaten vermiştir. Kate ve Sayid hapsedilirler, Locke Ben'in evine gizlice girer, ve Juliet ve Jack'in adadan ayrılmak için kullanacakları denizaltıyı patlatması konusunda yönlendirilir. Ben, daha sonra Locke'u babasına götürür.

Others, Locke'un onlara katılmasıyla barakaları terk ederler. Kate ormanda, Juliete kelepçeli halde uyanır. Barakalara dönerlerken Siyah Duman tarafından kovalanırlar, Juliet kelepçeleri cebindeki anahtarla açar. Jack ve Sayid'i bulurlar, ve sahile dönerler. Kazazedeler Juliet'ten hiç hoşlanmazlar, ancak çok hastalanan Claire'ı iyileştirince, onların güvenini az da olsa kazanır. Jack, Juliet'i koruduğu için kazazedelerce dışlansa da, daha sonra kararlarına güven tekrar sağlanır. Ancak Juliet, hamile olan Sun'ı Staff istasyonuna götürdüğünde, asıl planı ve Ben için çalışmakta olduğu ortaya çıkar. Sonunda, Juliet Ben'in planından Jack'e bahseder, ve artık Others'ı tamamen ortadan kaldırmak için bir plan yaparlar.

Desmond, paraşütle adaya birisinin geldiğini başka bir ışık parlaması ile görür, ve Charlie, Hurley ve Jin ile ziyaretçinin oraya gider. Desmond, Penny'nin onları kurtarmaya geldiğini, ve eski nişanlısıyla tekrar biraraya gelebilme umuduyla Charlie'nin ölmesine izin vermeyi düşünmektedir. Ancak Charlie'nin yaşamasına izin verir, ve Penny değil, Naomi adaya gelir. Mikhail ölmemiştir, ve onlara rastlar, özgürlüğü karşılığında yaralı paraşütçüye yardım eder. Naomi uyandığında Hurley'e, 815 enkazının zaten bulunduğunu ve kurtulan olmadığını söyler. Kampa döndüklerinde, Naomi'yi Jack ve Juliet'ten saklarlar, çünkü onlara güvenmezleri ve sadece Sayid'e onu sorgulaması için haber verirler. Naomi, Penny Widmore tarafından Desmond'u kurtarması için kiralandğını söyler. Sonunda kazazedelr, Jack ve Juliet'in son gelişmeleri tartışmak için uzaklaştıkları bir gece toplanırlar, ve adanın 80 mil açığındaki olası bir kurtarma gemisinden bahsederler.

Others, Locke'un babasının tutulduğu harabelere gelirler. Ben, Locke'a kazazedelerin kampındaki hamile kadınları kaçırma planından bahseder. Locke, Juliet'in küçük teypini çalar, ve Ben onu diğerlerinin önünde, babasını öldürmekten aciz olduğunu ve henüz onları yönetmeye hazır olmadığını söyleyerek küçük düşürür. Richard, Locke'a kendini tanıtır, ve ona Sawyer ile ilgili bir dosya verir. Others kampı terkettikten sonra, Locke gizlice Sawyer ile oraya gelir ve ona Ben'in Black rock'da esir olduğunu söyler. Sawyer içeri girdiğinde, esir olanın, hayatını mahveden Anthony Cooper olduğunu görür, ev tıpkı Richard'ın Locke'a dediği gibi onu öfkeyle boğarak öldürür. Locke'tan teypi alan Sawyer sahile doğru yola çıkar. Locke, Jacob'ı görmek düşüncesiyle Others'a gider. Ben, istemeyerek de olsa bunu kabul eder. Dışarıdan bir yabancının adaya geldiği bilgisiyle Mikhail'in gelmesiyle, Benjamin, Locke'u liderleri Jacob'a götürmeye karar verir. Sadece Ben'in görebildiği Jacob, kulübede Locke'a "Bana yardım et!" diye seslenir. Kıskançlıktan deliye dönen Ben, Locke'u vurur, ve Dharma çalışanları attıkları toplu mezarda onu terk eder.

Sawyer, Juliet'in bir köstebek olduğunun kanıtı teyp ile sahile döner. Naomi, diğer kazazedelere de gösterilir, ve durumu tartışırlar. Jack ve Juliet dönerler, ve Juliet'in Others'a karşı geldiğini ve kazazedelere yardım edeceğini açıklarlar. Sabah olduğunda Jack bir grup kazazede ile Danielle'e gider, ve Others'a dinamit ile saldırma planlarından bahseder. Kazazedeler çadırları dinamit ile doldururlar, ancak Karl adanın diğer tarafından Alex'ten aldığı, Ben'in harekete geçtiği haberiyle döner. Jack kazazedeleri güvenlikleri için radyo kulesine götürür. Bu esnada Charlie, öleceğini bile bile su altındaki Looking Glass istasyonuna yüzer, böylece sinyalleri engelleyen sistemi kapatacak, Naomi uydu telsiziyle gemidekilerle irtibat kuracaktır.

Sayid, Jin ve Bernard çadırları patlatmak için geride kalırlar, ancak Tom ve Ryan tarafından esir alınırlar. Su altı istasyonundaki Bonnie, Ben ve Richard ile Charlie'nin oraya gelişi ve Juliet'in ihaneti hakkında radyo bağlantısı kurar, ve Ben onları öldürmesi için Mikhail'i oraya gönderir. Ben ayrıca Alex'in de ona ihanet ettiğini anlar, ve Jack'e gemiyle gelen tehditten bahsetmeye karar verir. Jack ona inanmaz, Ben telsizi ister, ancak kabul etmediklerinde, Tom'a Sayid, Jin ve Bernard'ı öldürmesini söyler, ve o da bunu yapar. Jack Ben'e saldırır, ve onu esir alır. Alex 16 sene sonra annesine kavuşur. Locke, toplu mezarda kendini öldürmek üzereyken Walt'ı görür, ona Naomi ve gemidekilerin buradaki herkesi öldürmek için geldiklerini söyler.

Su altı istasyonundaki Mikhail, Greta'yı öldürür, Bonnie'yi ağır yaralar, ve Desmond tarafından vurulur. Sawyer, Juliet ve Hurley sahile giderler, ve arkadaşlarının yaşadığını görürler, çünkü Tom Ben'in aklını kaybettiğini düşünmektedir. Others'tan geriye kalanları öldürürler, ve Jin, Sayid ve Bernard'ı kurtarırlar. Looking Glass istasyonunda Charlie, ölmeden önce Bonnie'den radyo sinyal kodunu alır ve sinyali kapatır. Bir dakikalığına Penny ile telefonda konuşur, ancak Mikhail pencerenin dışında suyun içinde bir el bombası patlatır, ve odaya su dolmaya başlar. Charlie eline "Penny'nin botu değil" yazar ve boğulmadan önce, Naomi'nin başından beri yalan söylediğini anlaması için Desmond'a gösterir. Jack ve kazazedeler radyo kulesine varırlar, ve Naomi yardım için arama yapar. Locke ortaya çıkar, ve onun sırtına bir bıçak fırlatır, Jack'i tehdit eder ve gemiyi aramanın sonuçlarının korkunç olacağı konusunda onu uyarır, ancak Jack ona inanmaz, ve gemiyi arar. Minkowski ona yolda olduklarını söyler. Kazazedeler kurtulacakları için sevinerek kutlama yaparlar.

Jack'in gemiyi aramasından sonra, kurtarma için bekleyiş başlar. Naomi, ona sırtından bıçaklayanın Locke olduğunu söyleyen Kate'in önünde ölür. Ölmeden hemen önce, gemiyi sorun yaşadığı konusunda şifreli olarak uyarır. Kazazedeler iki gruba ayrılırlar, Locke ve onu izleyenler, Charlie'nin uyarısı ve Ben'in adadaki herkesi öldürecekleri sözlerinden dolayı gemidekilerden saklanmak için barakalara doğru giderlerken, Jack'in grubu kurtarılmak için sahile gider.

Bir süre sonra bir helikopter görünür, ve paraşütüyle bir kişi atlar; Jack ve Kate'e kendini Daniel Faraday olarak tanıtır. Faraday gergin, tedirgin ve karmaşıktır, ayrıca kazazedeleri kurtarmanın, onların birincil görevi olmadığını söyler. Takım ruhlarla konuşabilen Miles, bir antropolog olan Charlotte ve düştüğü zaman Oceanic 815'in pilotu olması gereken ancak bilinmeyen bir sebepten son anda yeri değiştirilen pilot Frank Lapidus ile tanışır. Bir süre sonra Miles, adada bulunmalarının asıl sebebinin Ben'i bulmak olduğunu söyler. Daha sonra anlaşılır ki Charles Widmore tarafından adayı bulmaları için kiralanmışlardır. Daha sonra anlaşılacaktır ki gelenlerin amacı kazazedeleri öldürmek olsa da, bu bilim takımı masumdur.

Locke, büyük hayal kırıklığı yaşarken, adayı nasıl koruyacağına dair yeni talimatları almak üzere Jacob'un kabinini arar ancak bulamaz. Rehin aldıkları Charlotte ile barakalara vardıklarında, Kate ve Sayid de oraya gelir. Bir değiş-tokuş olur; Charlotte'un karşılığında Miles. Bu iyiliğin karşılığında Frank, Sayid ve Desmond'u, kurtarma harekatını güvenceye almak umuduyla gemiye uçurur. Ancak, yanlış bir rota izlediklerinden bir gün geç varırlar, ama sağ salim vardıklarından sahildeki kazazedeler rahatlarlar. Desmond'un zaman yolculukları içerisinde gelip gitmeleri başlar, ancak geçmişteki Daniel'in yardımıyla sabiti olan Penny'i bulabilmiştir. Kazazedelerin güvenlerini kazanmak ve görevlerini tamamlamak adına, Daniel ve Charlotte, ölümcül bir gaz üreten ve depolayan The Tempest isimli istasyona gaz salınımını engellemek için giderler, başarılı olsalar da Juliet onların amacını yanlış anlar ve Charlotte ile dövüşür. Locke'un grubu barakalara yerleşir, ve Sayid ve Desmond, Widmore'un gemiyle amacını öğrenmeye devam ederler, ancak Kahula isimli bu geminin kazazedeleri kurtarmak için gelmediği haberleri sahildeki kampta yayılır, ve Sun ve Jin gibi bazı kazazedeler, güvenlikleri için Locke'un kampına gitmek üzere hazırlanırlar.

Ben, gemideki casusu sayesinde mürettebatın onun peşinde olduklarını bilir, ve Locke'a da tüm bunların ardındaki kişinin Widmore olduğunu söyler. Adadan ayrıldıktan sonra üç kere intihar etmeyi deneyen, ve Walt'tan uzaklaşmış olan Michael, o ve Walt'ın New York'a dönmelerinden kısa süre sonra Tom tarafından gemiye gönderilmişti. Kevin Johnson takama adını almıştı, ve görevi mürettabatın arasına sızmak ve adadaki kimsenin ölmemesini sağlamaktı. Bunu yapabilmek için, bir bombayı çalıştırıp gemiyi patlatarak, kendisi dahil herkesi öldürmesi söylenmişti. Gördüğü Libby hayalinin ona bombayı aktifleştirmemesini söylemesine rağmen, o bunu yine de yaptı. Bomba "henüz değil" yazan bir mesajla birlikte, patlamadan durdu.

Martin Keamy'nin liderliğindeki asker takımı gemiden ayrılıp adaya varır. Locke'un kampına saldırırlar, ve Danielle, Alex ve Karl dahil yaklaşık sekiz kişiyi öldürürler. Bazı kazazedeler sahile doğru kaçarken, Locke, Ben ve Hurley, adayı ve üzerindeki herkesi kurtarmak için gereken talimatları almak üzere Jacob'un kulübesine doğru yola çıkarlar, ve Locke, Christian tarafından adayı taşıması konusunda talimat alır.

Helikopter ve askerler adaya döndüler. Bazı kazazedeler Daniel tarafından, filika ile gemiye taşındılar. Ancak Desmond ve Michael, iletişim odasında, Keamy'nin kalp atışına ayarlanmış bir bomba buldular. Sawyer önce Jack, Kate, Hurley, Sayid ve Frank ile helikoptere binmiş olsa da, sonra ağırlık atmak gerektiğinde, Kate'in kulağına birşeyler fısıldar, onu tutkuyla öper ve helikopterden denize atlar. Helikopter gemiye indiğinde, büyük bir panik vardır, ve Ben'in, kızı Alex'i öldürdüğü için intikamını alıp Keamy'i öldürdüğü için geminin patlamasından önce sadece Frank, Jack, Kate, Hurley, Sayid, Desmond, Sun ve Aaron helikoptere binebilmeyi başarırlar. Elindeki nitrojen dolu tüp biten Michael son anda Christian'ı görür, ona "Artık gidebilirsin Michael" der. Ve Michael'ın "Sen Kimsin?" dediği anda Kahula patlar.

Helikopter adaya doğru giderken, Ben, Widmore'un bir daha adayı bulamaması için, Orchid istasyonundaki buzlu çarkı çevirerek adayı zamanda ve uzayda hareket ettirir, ve on ay geleceğe giderek adadan sürgün edilir. Helikopter okyanusa düşer, üç yıldır adanın yerini bulmaya çalışan ve Widmore'un kızı olan Penny tarafından kurtarılırlar. Jack ve Penny, Widmore'u kandıracak ve kazazedelerin aslında denize çakıldıklarını, sahte enkazın yakınındaki bir adaya, Membata adasına yüzdüklerini düşündürtecek bir hikaye uydurdular. Oceanic Six: Jack, Kate, Aaron, Sayid, Hurley ve Sun, Sumba'da kurtarıldılar. Desmond, Penny ve Frank gizlenmeyi tercih ettiler.

Oceanic 6'in Kurtarılmalarından Sonra Ada Dışında Olanlar: 2005 - 2007

Amerikan Sahil Güvenliği, Oceanic Havayollarının temsilcisi Karen Decker ile birlikte, Oceanic Altılısını Manukangga'dan alır, ve Hawaii Honolulu'daki özel bir askeri üsse getirir. Orada, Hurley anne ve babası ile, Sun anne ve babasıyla, Jack annesi ile tekrar biraraya gelir, ancak Kate ve Sayid'i karşılayacak kimseleri olmaz. Oceanic 6, daha sonra Decker'ın düzenlediği bir basın toplantısı ile insanlara tanıtılırlar. Widmore'un, Oceanic 6'in ortaya çıkışlarına nasıl tepki gösterdiği bilinmiyor, ancak olayları örtbas etmek için anlatılan hikayeye inanmış olması da muhtemel. Ayrıca Oceanic 6'in, okyanusun dibinde bulunan 815 enkazındaki 324 yolcunun tamamının ölü bulunmasını nasıl açıkladıkları da bilinmiyor. Mucizevi bir şekilde hayatta kalan bu 6 kişi, kısa sürede dünyaca ünlü oldular.

Sayid, 8 yıl sonra Nadia ile tekrar biraraya geldi, çok mutlu 8 ay geçirdiler, ve evlendiler. 2005'in bahar ve yaz aylarının çoğunda, Oceanic 6 mutlu ve rahat bir şekilde yaşadılar - Sun dışında. Kocasını kaybettiği için çok üzgündür, tazminat parasıyla babasının şirketine ortak olur, ve intikam ister. Jack, Los Angeles'daki St. Sebastian Hastanesine geri döner, Kate Kaliforniya'da Aaron ile yaşar, Hurley ise ailesinin malikanesinde onlarladır. Oceanic Altılısının pek çoğu, Hurley'nin sürpriz doğum günü partisinde olduğu gibi fırsat buldukça biraraya gelirler, hatta Sayid bile yanında Nadia ile birlikte arkadaşını kutlar. Kate, Jack ve Sayid, Hurley'nin anne ve babasıyla ve Sayid'in yeni eşi Nadia ile iyi anlaşıyor gibilerdir, ve hepsi taziyelerini sunmak için Christian'ın cenazesindeydiler, Hin'in ölümünden dolayı Jack'i suçlayan Sun hariç, Jack bu cenazede Claire'in annesi Carole Littleton ile tanışır, ve Claire ile olan kan bağını öğrenir.

Bu yıkıcı haber Jack'i, Kate ve Aaoron'dan uzaklaştırır. Bunun yanında, sayılar Hurley'nin hayatında tekrar ortaya çıkmaya başlar. Sun Seul'da, kızı Ji Yeon Kwon'ı doğurur. Kısa süre sonra, Hurley onu Jin'in mezarında ziyaret eder.

Ekimde, Oceanic 6'in kurtuluşundan sonra ilk trajedi yaşanır, Nadia Los Angeles'ta, bir araba kazasında ölür. Dört gün sonra, Benjamin adadan ayrılırkenki zamanın 10 ay sonrasına gelmiştir. Sahara'da ortaya çıkar, ardından Irak Tikrit'e gidip, Nadia'nın cenazesinde Sayid ile iletişim kurar, ve onun katilinin Widmore'un ajanlarından Bakir olduğunu söyler. Bundan dolayı, Sayid, adadaki geriye kalan kazazedeleri korumak amacıyla, Ben'in Widmore'a karşı olan savaşında ona katılır.

Oceanic 6'in hayatları, yavaşça perişanlığa doğru sürüklenir, Jack, Claire'ın onun üvey kardeşi olduğunu öğrenmesiyle alkole başlar. Hurley, Charlie'nin hayalini görmeye başlar, ve gördüğü bir görüntüden
o kadar korkar ki arabayla kaçarken bir karmaşaya sebep olur, ve bunun ilk seferi olmadığı kastedilir. Daha sonra tekrardan, Ana Lucia'nın Los Angeles Polis Departmanındaki ortağı Mark Walton tarafından, kazadan önce de yattığı Santa Rosa Akıl Hastalıkları Enstitüsüne yatırılır. Oradaki ilk bir kaç günü içinde, "hala hayattalar mı" diye sorular soran Matthew Abaddon tarafından ziyaret edilir. Hurley, çok nadir de olsa Jack tarafından da ziyaret edilir, ki bir ziyaretinde Jack Hurley'e örtbas hikayelerini açıklayıp açıklamayacağını sorar. Charlie de onun ziyaretçilerindendir, Hurley'e adaya dönmesi gerektiğini, ona ihtiyaçları olduğunu söyler, ancak Hurley onun gerçek olduğuna inanmaz.

Ekimden bir süre sonra, Sayid Ben için bir tetikçi olarak çalışmaya devam eder, Charles Widmore ile alakalı olan birkaç insanı hedef alır, Bay Avellino ve Elsa gibi. Ben ayrıca Londra'da Widmore'u ziyaret eder, ve kızı Alex'in intikamı için, onun kızı Penny'i öldüreceğine dair yemin eder. Sayid Oceanic 6'in diğer üyeleriyle irtibatı kaybeder, ve Ben de 2007'e dek kimseyle iletişim kurmaz.

2006, Kate'in beklemede olan duruşmasıyla başlar, 2005'te başlaması gereken duruşmasıyla. Kate sahtekarlık, kundakçılık, federal bir memura saldırmak, ölümcül silahla saldırı, büyük çaplı hırsızlık, araba hırsızlığı ve birinci dereceden cinayetle suçlanmaktadır. Duruşma sırasında, Jack Kate namına tanıklık eder, ve Kate'in annesi de ona karşı tanıklık etmeyi reddeder, sonunda onu geçmişteki suçlarından ötürü affetmiştir. En önemli tanığın da konuşmayı reddetmesiyle, savcı Melissa Dunbrook bir anlaşma teklif eder; hapis cezası olmayacak, ancak Kate Kaliforniya'yı on yıl boyunca terk etmeyecektir. Avukatı anlaşmayı tartışmak ister, ancak Kate çabucak şartları kabul eder, sadece duruşmanın bitmesini istediğini söyler. Jack, aralarındaki bağdan ötürü Aaron'a olan mesafesini korur.

Sun'ın 2006 ve 2007'nin başlarında neler yaptığı bilinmiyor, ve yeni şirketiyle ne kadar başarılı olduğu da bir gizem. Bu sırada, Hurley akıl hastanesinde zaman geçirmeye devam eder, ve akıl sağlığı giderek daha da kötüleşir, ölü insanlarla sohbetler etmeye başlar, Bay Eko gibi, ancak Hurley en çok Charlie ile sohbetler ediyordur. Kate, duruşmasından sonra, Sawyer'ın ondan istediği iyilik için bir şeyler yapar. Sawyer'a ne söz verdiğine dair hiç bir belirti yok.

2007 Ağustosunun sonlarında (gazetedeki beyzball haberlerinden öyle anlaşılıyor), Jack Aaron hakkındaki fikrini değiştirir ve yaz boyunca Kaliforniya'da Kate'in evinde yaşamaya başlar. Jack, pek iyi görünmeyen ve ilaçlarını almayı reddeden Hurley'i ziyaret eder. Hurley Charlie'den , "onu senin büyütmemen gerekiyor" diyen bir mesaj iletir Jack'e, ve yakında onun da ziyaret edileceğini söyler, ki babası Christian'ı kastetmiş olabilir. Jack, mantıklı bir şeylere tutunmak ister ve Kate'e evlenme teklif eder. Kate kabul eder, ancak nişanlılıkları kısa sürer çünkü iki gün sonra Jack Kate'in Sawyer için bir şeyler yaptığını öğrenir, ve bu onu çok kıskandırır. Alkol, kıskançlık ve ölü akrabaların görüntülerini görmek, Kate'i Sawyer'ın değil onun kurtardığını ve Aaron ile hiç bir kan bağı olmadığını söyleyerek, öfkeyle Austen evinden ayrılmasına sebep olur. Jack ilaç bağımlılığına sürüklenir, özellikle Clonazapan ve daha sonra Oxycodone, alkol ile karıştırıp içer. Bu dönemlerde sakal uzatır. Yalnız yaşamaya devam ederken Kate, Claire'ın ona Aaron'ı adaya geri getirmemesini söylediği bir rüya görür.

2007'nin ilerleyen zamanlarında, Oceanic 6'in ünü solmuş gibi görünür. John Locke bilinemeyen bir şekilde adayı terk eder, ve ayrı zamanlarda Walt, Kate, Jack ve muhtemelen diğer Oceanic 6 üyelerini, Jeremy Bentham takma adıyla ziyaret eder. Locke Jack'e, onlar ayrıldıktan sonra bazı korkunç olayların olduğunu, ve hepsinin Jack'in suçu olduğunu söyler. Locke ayrıca Jack'e onların, en azından Jack ve Kate'in, adaya geri dönmeleri gerektiğini söyler. Locke'un ziyaretiyle, Jack tamamen çöker, bu olaylar babasının ölümünden bihaber olan Walt'u, Hurley'e neden yalan söylediklerini ve babasının nerede olduğunu sormaya iter. Hurley bunu, babası Michael dahil geride kalan insanları, Charles Widmore'dan korumak için yaptıklarına ikna eder. O sıralarda, Ji Yeon 2 yaşlarındayken, Sun, Charles Widmore'u ziyaret eder, ortak ilgi alanları olduğunu söyler, ve birbirlerine yardım etmelerini teklif eder.

Jack'in Oceanic 6 ile olan ilişkileri daha da kötüye gider; Kate'ten ayrılır, Hurley'nin tamamen delirdiğini düşünür, onu kocasının ölümünden sorumlu tutan Sun ile konuşmaz, ve Sayid'in nerede olduğunu dahi bilmiyordur. 2007'nin sonu / 2008'in başlarında, her haftasonu Oceanic Havayollarının onlara verdiği Gold Kart ile, uçağın düşmesini ve adaya geri dönebilmeyi ve böylece sebep oldukları korkunç olayları düzeltebilmeyi umarak uçmaya başladı. Üzgün bir şekilde, New Yorktaki dairesinde, haberlere göre intihar eder ve sabahın erken saatlerinde kendini asar. Jack Bentham'ın ölüm ilanını okuduktan ve Kate'e ulaşamadıktan sonra, kendisi de intihar etmek ister, ancak arkasındaki bir araba kazası onu engeller. Jack kadını ve çocuğu kurtarır. Hamile olan eski karısı onu ziyaret eder. Daha sonra Jack, Locke'un cenazesini görmeye giden tek kişi olur. Kendisini Jeremy Bentham'ın ne arkadaşı, ne de ailesinden biri diye tanıtır. Locke'un cesedini görmeye cesaret edemez, ve oradan ayrılır. Jack Locke'u affetmiş gibi görünür, ve ona anlattığı herşeye inanır. Perişan haldeki Jack'e, babası da hayattaymış gibi gelmeye başlar, gördüklerinin gerçek olduğunu düşünmeye başlar.

Locke'un öldüğü haberi diğer Oceanic 6 üyelerine de ulaşır, Sayid dahil. Hurley'i izleyen adamı öldürdükten sonra gecenin yarısında akıl hastanesine giren Sayid, Hurley'i Locke'un iki gün önceki ölümü konusunda bilgilendirir, ve onu güvenli bir eve götürür. Gecenin ilerleyen saatlerinde Jack, Kate'i arar. Kate sonunda telefona cevap verir, ve havalimanında buluşurlar. Jack Kate'e Locke'un intiharını anlatır, ancak Kate hemen savunmaya geçer ve Locke ile ilgili hiç bir şey yapmak istemez. Jack Kate'e adadan ayrılmalarının bir hata olduğunu anlatmaya çalışır, ve nasıl geri dönmek için çabaladığını anlatır, ancak Kate ikna olmaz ve sonunda Jack'in adaya geri dönmeleri konusundaki ısrarı karşısında sabrı taşar, ve Locke'a inandığı ve Aaron'u terkettiği için ona kızar.

Kate ile yüzleşmesinden dakikalar sonra, Jack gözyaşları içinde Hoffs-Drawlar Cenaze Evi'ne zorla girer, ve sonunda Locke'un tabutunu açar. "Tesadüfen" Ben de Locke'u ziyarete gelmiştir, ve Ben adadan sürgün edildikten sonraki 3,5 sene içerisinde ilk kez karşılaşırlar. Ben Jack'i, adaya dönebilmeleri için Locke'un cesedi dahil tüm Oceanic 6 üyelerine ihtiyaçları olduğu konusunda ikna eder.

Adadaki Zaman Kaymaları

Ben'in çarkı çevirmesinden sonra, parlak bir ışık adayı kaplar, ve ada uzay-zaman içerisinde kararsızca hareket etmeye başlar. Adadaki geriye kalan 815 sayılı oceanic kazazedeleri ve gemiyle gelen bilim takımı, kamplarının kaybolduğunu görürler. Locke, Richard ve Others gözünün önünde kaybolunca ormanda tek başına kalır. Daniel Faraday, Sawyer, Juliet, Charlotte ve Miles'ı, Swan istasyonuna doğru yönlendirir, böylece hangi zaman diliminde olduklarını anlayabileceklerdir. Yoldayken Daniel, zaman yolculuğunun karmaşıklığını anlattı ve teorisini "Whatever happened, happened" yani "Her ne olduysa, oldu" şeklinde açıkladı. Adanın diğer bir yerinde, Locke, pırpırlı küçük uçağın adaya düştüğünü görür, ve Ethan onu bacağından vurur. Ve adadaki kazazedeler, ilk zaman yolculuğunu yaşarlar.

Locke yaralı bir şekilde otururken Richard ile karşılaşır, Richard mermiyi çıkarır, Locke'a bir pusula verir ve ona adadan ayrılan Oceanic 6'i geri getirmesini söyler. Bunu yapması için ölmesi gerekiyordur. Ve Locke başka bir zaman yolculuğu yaşar.

Daniel daha sonra, zaman yolculuklarının, burnu kanayan Charlotte üzerinde negatif etkileri olduğunu farkeder. Çaresizce bir yardım umuduyla, Swan'deki Desmond'a gider ve ona üç yıl sonra adadan ayrlınca Oxford'daki annesini bulmasını söyler. Sağ kalanlar sahile döndüklerinde, yanan oklarla saldırıya uğrarlar. Ormana kaçsalar da on kazazede orada ölür. Locke daha sonra, kendilerine saldıranın uzak geçmişte bir zamandaki Others olduğunu anlayan Sawyer ve Juliet'e katılır. Daniel, Charlotte ve Miles'ın esir alındıkları kampa varırlar. Düşmanlar, onların bombalarını geri almak isteyen Amerikan askerleri olduklarına inanırlar. Daniel, etkisinden kurtulmak için bombanın betonun altına gömülmesi gerektiğini söyler. Başka bir ışık parlaması kazazedeleri ileri bir tarihe, tekrar bir araya geldikleri boş bir alana atar, ama bundan önce Locke düşmanlardan birinin, adanın yerini bulmak için gemiyi gönderen Charles Widmore olduğunu öğrenir. Charlotte bir anlığına bayılır, ve giderek daha da hasta olur.

Locke, zaman parlamalarını Orchid istasyonunda durdurmayı planlar. Yoldayken kazazedeler, kapağın ışığının gökyüzüne yükselişini görürler, ve Sawyer, Kate'in Claire'ın bebeğini doğurmasına yardım ettiğini görür. Sahildeki terk edilmiş ve yağmalanmış gibi görünen kampa varırlar, ancak içlerinde Ajira hava yollarına ait su şişeleri olan iki kano bulurlar. Bir tanesini alırlar, ve adanın diğer tarafına doğru kürek çekmeye başlarlar, ve diğer kanodaki birileri onlara ateş açar. Yeni bir zaman yolculuğu ile bu durumdan kurtulurlar.

Jin, Danielle'in fransız bilim grubu tarafından okyanusta bulunur. Kendine gelmesinden sonra, zaman içinde geçmişe yolculuk yaptığını fark eder, ve onların geçmişindeki çok önemli anlara tanık olur, ama sonunda Orchid'e gitmekte olan arkadaşlarıyla bir araya gelir. Charlotte, çok sık tekrarlanan zaman yolculuklarıyla yere yığılır, ve Daniel onunla birlikte arkada kalır. Charlotte bir çocukken, Daniel ile tanıştığını söyler, ve ölür. Diğerleri Orchid istasyonuna varırlar, ve Locke çarkı çevirmek için bir kuyudan aşağıya iner, ancak düşüp bacağını kırar. Orada, ona LA'de Eloise Hawking'i bulmasını söyleyen Christian Shephard'ı görür. Locke, zaman yolculuklarının sebebinin, çarkın dingilindeki bozukluktan dolayı sürekli ileri geri hareket ediyor olmasından kaynaklandığını anlar. Sorunu düzeltir, ve 2007 senesine, Tunus'a teleport olur.

Locke'un Görevi

Locke, çarkı yerine oturtmasından 3 yıl sonra, Tunus'ta ortaya çıkar. Widmore bölgeyi izlemektedir, Lock'u almaları, kırılan bacağını iyileştirmeleri ve onu bir hastaneye götürmeleri için bir ekip gönderir. Orada, Widmore Oceanic 6'i adaya geri götürme görevinde Locke'a yardım etmeyi kabul eder. Lock, Jeremy Bentham takma adını alır ve Matthew Abaddon onun refakatçisi, sürücüsü ve ortağı olur. Ben onu takip ederken Locke adadan ayrılan bir kaç kişiyi ziyaret eder:

Santo Domingo'daki Sayid, Locke ile adaya geri dönmeyi reddeder, günahlarından ötürü pişmanlık duyar ve burada hayır kurumu için çalışmayı tercih eder, ve ayrıca ona hayatının en güzel 9 ayını yaşatan kadınla da evlenebilmiştir.

Walt, Locke tarafından ziyaret edildi ancak geri dönmesi istenmedi.

Hurley, Aboddon'un kötü birisi olduğuna inandığı için Locke ile gitmeyi kabul etmez.

Kate, Locke'un sinirli olduğuna ve adayla takıntılı olduğundan onunla gitmeyi reddeder.

Locke, sonunda Helen'in ölümünü duyduktan sonra görevine olan inancını kaybeder. Ben Abaddon'u vurur, Locke arabayla kaçarken iki arabaya çarpar ve bayılır. Hastanede uyandığında yatağının başında Jack'i görür. Jack zaten uyuşturucu madde ve alkol bağımlısı olmuştur, ve Locke'un "üzgün, ve yaşlı bir adam" olduğuna inanmaktadır. Locke, Jack'i babasını gördüğüne dair ikna etmeye çalışır, ancak Jack buna inanmaz.

Ayrılanlardan hiçbirisini adaya dönmeleri konusunda ikna edemeyen, Richard'ın bunu başarması için ölmesi gerektiğini söylediğini hatırlayan Locke, otel odasında oturur ve bir intihar mektubu yazar. Sonra kendini asmayı dener, ve Ben kapıyı kırarak içeri girer, ve ona önemli oladuğunu söyleyerek, bunu yapmasını durdurmaya çalışır. Locke'un Eloise Hawking konusunda bilgi vermesinden sonra, Ben birden Locke'u boğar, ve daha sonra intihar süsü vermek için onu tekrar asar. İzlerini sildikten sonra, ölmüş olan Locke'a; "Seni özleyeceğim, John. Gerçekten özleyeceğim." der.

Adanın Dışında - 2008

Jack ve Ben, Locke'un cesedini Hoffs/Drawlar cenaze evinden çalarlar, ve adaya dönme planları için hazırlandıkları bir otele giderler. Bu sırada Sayid ve Hurley, güvenli bir eve gelirler, ve iki adam tarafından saldırıya uğrarlar. Sayid onları öldürür ancak onu bayıltacak bir ok ile boynundan vurulur, ve Hurley Sayid'i kendi evine götürür, babası David Reyes de Sayid'i St. Sebastian Hastanesindeki Jack'in yanına götürür, Jack burada onu ayıltır. Ben, Hurley'nin saklanmakta olduğu Reyes'lerin evine gelir, ve adaya dönmesi için Hurley'e yalvarır. Ancak Hurley bunun yerine kaçar ve polise teslim olur, onlara güvenli evdeki iki kişiyi öldürdüğünü söyler.

Penny ile 3 yıl saklanarak yaşayan Desmond, bir sabah Swan'de yaşarken Daniel Faraday ile tanıştığı anısıyla uyanır, ve Penny ile iki yaşındaki oğulları Charlie'yi de yanına alarak, Daniel'in annesini bulmak için Oxford İngiltere'ye gider. Desmond'ın yolu kayınpederi Charles Widmore'a çıkar, Widmore ona Daniel'in annesinin Los Angeles'taki adresini verir. Desmond, onunla birlikte Eloise'i bulmak için LA'e gitmeye karar veren Penny'e döner.

O sıralarda, Dan Norton isimli bir avukat Kate'in evine gelir, ve ondan Aaron ile olan kan bağını ispatlaması için kan örneği ister, ve İngiltere'de Sun, Charles Widmore ile görüşür; Benjamin Linus'ı öldürmek gibi ortak bir ilgi alanlarının olduğunu söyler. Ertesi Gün, Jack ve Ben St. Sebastian Hastanesinde buluşurlar, ki Sayid burada bir adamın saldırısına uğramıştır, ve onu bayıltıp da ceplerine bakınca Kate'in ev adresinin yazılı olduğu bir parça kağıt bulurlar. Jack Kate'i arar, güvenliğinden endişeli olduğundan onunla buluşmak ister. Kate, Dan Norton'u takip ederken Jack de onunla gelir, ve onu Aaron'un büyükannesi Carole Littleton tarafından kiralandığını öğrenir. Jack, Carole ile konuşur ve onun Aaron'dan haberi olmadığını ve onu almaya çalışmadığını öğrenir, sadece Oceanic Havayollarından tazminat alıyordur. O gece Jack ve Kate, Ben ve Sayid ile buluşurlar, ve adaya dönme planlarından bahsederler. Sayid ve Kate , bunu öğrenince oradan ayrılırlar, ama Sun gelir ve gruba yaklaşır, Ben'e bir silah doğrultur, ve tam onu öldürmenin eşiğindeyken, Ben, Jin'in halen hayatta olduğunu ve bunu kanıtlayabileceğini söyler, ve böylece onları, adaya nasıl dönebileceklerini gösterecek bir kadına götürür.

Jack, Sun ve Ben yola çıkarken, Sayid de bir bara gider, ve orada Ilana isimli bir kadınla tanışır. O gece ikisi bir otele gider, ve Ilana orada Sayid'e saldırır, ve Sayid'in öldürdüğü bir adamın, Bay Avellion'un ailesinin adına çalıştığını, ve Sayid'i Guam'a götüreceğini söyler. Jack, Sun ve Ben bir kiliseye varırlar, burada Ben Sun' Jin'in evlilik yüzüğünü onun yaşadığının kanıtı olarak verir; ki bu yüzüğü Ben aslında Locke'dan almıştır, Locke ise adadan ayrılmak üzere çarkı çevirmeye giderken Jin'e söz vermiş ve Sun'ı adaya geri getirmeyeceğine söz verirken yüzüğü ölümünün bir kanıtı olması için Jin'den almıştı. Kiliseye girdiklerinde Desmond ile karşılaşırlar, ve bu kilisenin Daniel Faraday'ın annesi Eloise Hawking'in yeri olduğu anlaşılır. Ben'in daha fazla Oceanic 6 üyesi getirememesinden dolayı hayal kırıklığına uğrayan Eloise, kiliseye girmelerinden sonra onları, kilisenin altındaki Lamp Post (yani lamba direği) adı verilen, ve adanın yerini belirleyebilen bir Dharma Girişim istasyonuna götürür. Eloise onlara adaya dönebilmelerinin tek yolunun, mümkün olduğu kadar ilk seferdeki durumları tekrar sağlayarak, adaya Ajira Havayolları 316 Sefer sayılı uçağıyla uçmak olduğunu söyler. Desmond adaya geri dönmeyi reddeder ve derhal oradan ayrılır, Eloise Jack'i bir köşeye çeker ve onun adresine postalanmış olan John Locke'un intihar notunu ona verir. Bu sırada Kate'in suçluluk duygusu onu mahvediyordur, gidip Carole Littleton ile görüşür, ve onunla olan kan bağını açıklayarak Aaron'u ona verir, ve onu büyütmesi için Claire'ı bulup geri getireceğine dair söz verir. Jack ile buluşur, ve adaya geri dönme konusunda razı olur.

Aynı anda başka bir yerde, Hurley, itiraf ettiği suçları işlememiş olduğunun kanıtlanmasıyla hapisten çıkar, ve hapisten uzaklaşmak üzere bir taksi tutar, ve takside ondan adaya geri dönmesini isteyen, ve eğer bunu kabul ederse 316 nolu uçuşa binmesi gerektiğini söyleyen gizemli bir adamla konuşur, adam ona bir gitar kutusu bırakır. Uçuş sabahı Ben, Desmond'un gemisinin demirli olduğu Long Beach marinasına gider, ve Desmond'u göğsünden vurur, ve tam Penelope'yi öldürmek üzereyken oğlu Charlie'yi görür, ve silahını indirir, Desmond tarafından saldırıya uğrar, dövülür ve denize atılır. Ben, bir telefon kulübesine gelir ve Jack'i arar, ondan Locke'un cenazesini havalimanına getirmesini ister. Jack, Locke'un vücudunu getirir ve Hurley ve Sun ile buluşur, ve orada elleri kelepçelenmiş ve Ilana tarafından götürülen Sayid'i görür, ve uçağa binerken Sayid'in 316 nolu uçak ile Guam'a götürüldüğünü öğrenir. Uçakta Kate'i görür, son anda Ben uçağa biner, ve uçak havalanır. Kalkıştan bir kaç dakika sonra, Jack pilotlarının Frank Lapidus'tan başka biri olmadığını öğrenir.

Bu esnada, Penny, tam ölmek üzereyken son anda kurtulan Desmond'u hastaneye yetiştirir, Des Penny'i bir daha asla bırakmayacağına söz verir. 316 nolu uçuşta, kalkıştan bir kaç saat sonra, Jack Ben'e, Locke'un intihar notunun elinde olduğunu söyler, ve Ben Jack'e onu okumasını tavsiye eder ve yanından uzaklaşır, onu yalnız bırakmak için. Jack notu okur: "Jack. Keşke bana inanmış olsaydın. JL." Jack'in notu okumasından hemen sonra, uçak büyük bir türbulansa girer, ve bir dakika sonra parlak bir ışık her yeri kaplar.

1974 - 1977 Adada

John'un, çarkı düzeltmesinden sonra, büyük ve yoğun bir ışık parlaması olur, ve Sawyer, Jin, Juliet, Miles ve Daniel'i 1974 yılında kalıcı olarak bırakır. Önce iki haftalığına kalmalarına razı olunur, ancak sonra üç yıla uzayan bir süre için Dharma Girişim'e katılırlar. Bu yıllar boyunca Sawyer, ki sonradan Jim LaFleur takma adını kullanmıştır, Dharma'nın güvenlik şefi olur, Jin ve Miles onun emrindeki güvenlik timinde çalışırlar, Juliet 
motor ekibinde bir iş bulur, Daniel ise adadan ayrılır ve Dharma'nın Michigan'daki genel merkezinde araştırmalar yaparak çalışır, Sawyer ve Juliet arasında bir ilişki başlar, ve birlikte yaşarlar.

1977 Temmuzunda, 316 Nolu uçuşta ışık patlaması yaşayan Jack, adadaki ormanda uyanır. Kate ve Hurley ile biraraya geldikten sonra, Jin tarafından bulunurlar, Jin Sawyer'ı çağırır, Sawyer üçünün 1977'ye geldiklerini görünce hemen onları Dharma girişime birer çalışan olarak sokmak için bir plan yapar; onları, o gün adaya gelecek olan çalışanlardan birileriymiş gibi gösterir. Plan işe yarar ve üçü Dharma Girişimin birer çalışanı olurlar; Jack bir işçi, Kate motor biriminin üyesi, ve Hurley de aşçı olur. Günün devamında, Sayid'in de 1977'ye teleport olduğu anlaşılır, ve onu bulan Jin tarafından, zorla düşman muamelesi yapılır ve esir alınır. Hapisteki o gecesinde, genç Benjamin Linus ona bir sandviç getirir.

Ertesi gün Ben Sayid'e, kaçmasına ve düşmanlara dönmesine yardım edebileceğini söyler, ve Sayid buradan götürülürek bir kaç Dharma üyesi tarafından sorguya çekilir, sonunda gelecekten geldiğini itiraf eder ancak sözlerine kimse inanmaz. O gece Ben Sayid'i hücresinden çıkarır, ormana kaçarlar, Sayid, büyüme şansı olmayacağından ve böylece gelecekte kendisini kiralayamayacağından ve nefret ettiği işleri yaptıramayacağından emin olmak için Ben'i göğsünden vurur ve kaçarak uzaklaşır. Ben, Jin tarafından bulunur, ve Juliet tarafından bakılacağı barakalara götürülür. O da Ben'e yardımcı olamaz, Jack'in de yardım etmeyi reddetmesinden sonra, Kate ve Sawyer Ben'i, adadaki diğer insanlara götürür, ve Ben Tapınak'larında Richard Alpert tarafından alınır. Sawyer Miles'dan, onların Ben'i ormana götürdüklerini gösteren güvenlik kasetini silmesini ister, ancak miles'a Dharma Girişim'in lideri olan Horace Gooodspeed tarafından başka bir iş verilir, ve Miles kaseti silemez. Kaset, diğer bir güvenlik ekibi elemanı Phil tarafından bulunur, yüzleşmeye gittiğinde Sawyer tarafından alıkonur ve Juliet ile birlikte onu bağlayıp evlerine gizlerler.

O gece, denizaltı adaya gelir, ve adaya dönen Daniel Faraday, gruba hidrojen bombasını Swan inşaat alanında patlatarak düğmeye basma protokolünü, ve dolayısıyla 815 Oceanic uçağının adaya düşmesini engelleyebileceklerini söyler. Michigan'daki araştırmasından sonra Faraday, insanların zaman denklemindeki değişkenler olduğunu düşünmeye başlar, ve bu onların geçmişteki eylemleri sayesinde geleceklerini değiştirebilecektir. Pierre Chang'i bulup onu çok yakında şiddetli bir elektromanyetik olay olacağı konusunda bilgilendirdikten sonra, Jack ve Kate onu o anda adadaki diğer insanlardan olan annesi Eloise'e götürür. Ancak plan işe yaramaz, Daniel annesi Eloise tarafından vurulur ve öldürülür, ve Jack ve Kate, diğer insanların o anki lideri olan Charles Widmore tarafından esir edilirler. Eloise, Daniel'in üzerindekilere göz atar ve bir not defteri bulur, defterde Eloise'ın kendi el yazısı vardır, ve onu ilerki bir tarihte Daniel'a vermiş olabileceğini anlar. Jack'e inanır, ve Daniel'in bombayı patlatma planına yardım etmeyi kabul eder. Richard'ın da eşliğinde, Daniel'ın sözleri üzerine barakaların altına gömülen bombaya doğru yola çıkarlar. Kate gruptan ayrılır, ve Sawyer'a Jack'i durdurmasını söylemeyi dener, Sayid bombayı patlatma görevinde Jack'e katılan grubu bulur.

Bu esnada, barakalarda, Sawyer ve Juliet suçüstü yakalanırlar, ve Dharma çalışanlarınca sorguya çekilirler, Pierre adada birincil önemi olmayan personelin tahliye edilmesini emreder. Düşmanların kampına giden bir harita çizmeleri karşılığında, Sawyer ve Juliet'in denizaltıyla tahliye edilenlerle birlikte adadan ayrılabilecekleri söylenir. Denizaltının ayrılmasından hemen önce, Kate gelir ve biner, Juliet ve Sawyer'a Jackin planından bahseder, ve üçü onu durdurmak için denizaltından inerler.

Jack, Sayid, Richard ve Eloise, bombanın gizlendiği bir yer altı hücresine gelirler. Daniel'in günlüğünü kullanarak, Sayid bombanın çekirdeğini çıkarır, ve yeraltı hücresinin bir duvarını kırmalarından sonra, Richard ve Eloise oradan ayrılırlar, Sayid ve Jack devam ederler. Barakalardan çıkmaya çalıştıklarında, mermiler arasında kalırlar ve Sayid karnından Roger Linus tarafından vurulur, Jack ve Sayid, bir Dharma minibüsüyle gelen Jin, Miles ve Hurley tarafından kurtarılırlar, ve Swan bölgesine doğru yola çıkarlar.

Adaya geri dönmelerinden sonra, Sawyer, Kate ve Juliet, üç yıldır gizlenerek adada yaşayan Rose ve Bernard'a rastlarlar. Rose ve Bernard, onlara barakalara giden yolu gösterirler, yoldayken Hurley'nin sürmekte olduğu minibüse rastlarlar, ve Sawyer Jack ile bir dakika konuşmak ister. Bombayı patlatıp patlatmama konusundaki kısa bir tartışmadan sonra, Sawyer'ın karşı çıkmasından sonra, Jack ve Sawyer bir kavgaya girerler, ve Juliet onları ayırır; bombayı patlatma konusunda Jack'e yardım etmeleri gerektiğine karar vermiştir.

Kate'in dualarıyla, Jack Swan bölgesine doğru yola çıkar, bir grup güvenlik elemanının oraya gittiklerini gördükten sonra Kate, Sawyer, Juliet ve Miles da Jack'i izlerler, ateş etmesine yardım ederler bir kaç Dharma çalışanını saf dışı bırakırlar, Jack bombayı bir sonfaj kuyusuna bırakır, bomba patlamaz ancak güçlü bir elektromanyetik olay gerçekleşir, bütün metal nesneleri kuyuya çeker. Metal bir zincir Juliet'e dolanır ve onu kuyuya doğru çeker, ancak Sawyer onu kuyuya düşmeden yakalar. Zincir onu aşağıya çekmeye devam eder, ve sonunda Juliet aşağıya düşer. Bir dakika sonra Juliet kuyunun dibinde uyanır, kötü yaralanmıştır, ve ateşlenmemiş bombayı görür. Bombaya bir taşla vurmaya başlar, ve sekizinci vuruşunda, bölge bir ışık parlamasıyla kaplanır.

2008'de Adada - 316 Nolu Ajira Uçağı Düştükten Sonra

Uçağı kaplayan beyaz ışık kaybolduğunda, Frank adayı görebildi, ve zor da olsa Hydra Adası'ndaki alana iniş yapabildiler. Sun ve Ben'i gören Lapidus, Jack ve diğerlerini hiç bir yerde bulamaz. Ben Hydra adasında olduklarını farkettiğinde, küçük bir sal için yola koyulur, ve Sun ve Frank tarafından takip edilir. Sun Ben'e bir kürekle vurur, ve onu bayıltır, ve o ve Frank ana adaya doğru yola çıkarlar, orada Christian shephard'ın görüntüsü ile tanışırlar, onları barakalara doğru yönlendirir ve Sun'a eğer Jin'i bir daha görmek istiyorsa orada John Locke'u beklemeleri gerektiğini söyler.

Ertesi gece, kazadan kurtulanlar, suyun içinde dikilen ve John Locke olduğunu söyleyen birini bulurlar. Ilana ve diğer bir kazazede olan Ceaser tarafından sorgulanır, ve onlara öldüğünü, diğer kazazedelerle birlikte dinlenen Ben tarafından öldürüldüğünü hatırladığını söyler. John, adaya Canavar tarafından yargılanmak için geldiğini söyleyen Ben ile yüzleşir. Ertesi sabah, John ve Ben, diğer bir sal ile ana adaya gitmek üzere hazırlanırlar, ve Caesar'ca yolları kesildiğinde, Ben onu öldürür. Adadan ayrılmalarından sonra, barakalarda, Ben'in Canavarı serbest bıraktığı yerde, Sun ve Frank'i bulurlar. Sun'ı Ben ve Locke ile bırakan Frank, Hydra adasına geri döner, orada Ilana ve bir grup kazazede ona saldırır, grup Frank ile ana adaya doğru yola çıkar, yanlarında uçaktan büyük bir metal kargo kutu vardır.

Canavar barakalara gelmediği için Locke, Ben ve Sun'ı Temple'a götürür, Canavar burada ikamet ediyordur. Ben aşağıya iner ve canavar tarafından yargılanır, geçmişinden içinde Alex'in de olduğu görüntüler gösterdikten sonra, John Locke'un söylediği herşeyi harfi harfine yapması koşuluyla Ben'in yaşamasına izin verir. Üçü daha sonra Others'ın kampına giderler, Locke burada Richard ile konuşur, ve birlikte Yemi'nin uçağının düştüğü yere giderler, Locke Richard'dan, burada belirecek zaman yolculukları yaşayan Locke'un yarasını iyileştirmesini, ve ona adadan ayrılanları getirmesi ve ölmesi gerektiğini söylemesini ister. Bundan sonra kampa dönerler, Locke Others'ın lideri olur, ve onlara birlikte Jacob'a gidip onunla tanışmalarını istediğini söyler. Ancak, yola koyulduktan sonra, Ben'e Jacob'ı öldürme isteğinden bahseder.

Adaya varmalarından sonra, Ilana ve grubu Jacob'un kulübesine doğru yola çıkarlar, ve onu terk edilmiş olarak bulmalarından sonra, yakarlar. Aynı anda, Jacob'a doğru olan yolculuklarında, Ben Locke'a ne olursa olsun onun emirlerine uyması gerektiği söylendiğini anlatır, Locke da Ben'e, onun Jacob'ı öldürmesini istediğini söyler. Jacob'ın evi olan 4 parmaklı heykele varırlar, Locke ve Ben içeri girerler, Locke Ben'e bir bıçak verir. Bu esnada Frank, Ilana ve grubu heykele varırlar, ve Ilana Richard ile tanışır, ona metal kargo kutusunun içindekini gösterir: John Locke'un cesedi. Heykelin içinde, Locke, Unlocke diye tabir edilen kişi, ve Ben, Jacob ile tanışırlar. Ben Jacob'ı bıçaklar, Jacob'ın azılı düşmanına son sözleri olan "Geliyorlar..!"dan sonra, düşmanı onu ateşe iter, Jacob'ın vücudunu yanmaya bırakır, o ve Ben seyrederken.

Hiç yorum yok: